KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4541 E., 2022/4399 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/4541
- Karar No
- 2022/4399
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı adına, … Petrol Bilişim İletişim Hurda Geri Dön. Top. Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … … ila …,… ila … nolu ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda belirtildiği üzere, davacı tarafından mali müşavirlik hizmeti verilen. Petrol Bilişim İletişim Hurda geri Dön. Top. Tic. Ltd.
Şti.'nin işletme kapasitesinde, sermayesinde vb. değişiklik olmadan 2016/Kasım ayında gerçekleşen ani ciro artışının ticari teamüllere ve ticari hayatın olağan akışına uymadığının doğru şekilde değerlendirebilmesi, mükellef kurumun Ba bildirimlerinin karşı tarafın Bs bildirimleri ile büyük uyumsuzluk içerdiğinin ve mükellef kurumun beyan ettiği emtia alış ve satış tutarlarını karşılayacak kapasitede olmadığının tespit edilerek ve gerekli işlemlerin yapılması gerektiğinden hareketle,
davacının adı geçen şirketin sahte belge düzenleme faaliyetinden sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmış ise de anılan şirketin muhasebe işlerini yürüten ve serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının sorumluluğunun beyanname ve tasdik raporlarında yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygunluğu ile sınırlı olması karşısında, defter ve belgelerin gerçek bir emtia hareketine ve gerçek bir ticari faaliyete dayanmamasından dolayı davacının müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilemeyeceği,
davacı ile ilgili olarak bahse konu şirket adına vermiş olduğu beyanname ve tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmadığının harici bir araştırma gerektirmeden somut bir şekilde ortaya konulamadığından da, davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının, hakkında sahte belge düzenlendiği yönünde tespitler bulunan ve müşterisi olan şirket tarafından ödenmeyen vergi ve cezalar ile gecikme faizlerinden sorumlu tutulması gerektiği asıl borçlu ile birlikte müteselsil sorumlu olduğundan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde yasal isabetsizlik bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/4541, K. 2022/4399, 29 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama