KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4753 E., 2022/3948 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/4753
- Karar No
- 2022/3948
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … İnşaat Otomotiv Turizim Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerini 26/05/2014 tarihinde, yine şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise 04/03/2015 tarihinde, davacının ikâmetgah adresinde, davacıya tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, 07/04/2011-11/07/2011 tarihleri arasında kanuni temsilci olan davacının, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarname ve ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihte, şirketi temsile yetkili olmadığı ve şirketle ilgisinin bulunmadığı, şirketi temsil ve ilzama yetkili şahsın … olduğu,
bu hususun 09/08/2011 tarihinde Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği görüldüğünden asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin tebligatın usulüne uygun olduğundan bahsedilememesi konusunda davacının kanuni temsilci olarak takibini gerektiren, usulüne uygun kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmadığından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 07/04/2011-02/08/2011 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı ve müdürü olduğu, dolayısıyla şirket kanuni temsilcilik sıfatını haiz olduğu, şirketin 01/2011-12/2011 dönemleri arası borçlarına ait ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edilmesinin yerinde olduğu, borcun davacıdan tahsil edilmeye çalışılmasında hukuka aykırılık olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/4753, K. 2022/3948, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama