KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5444 E., 2022/4638 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/5444
- Karar No
- 2022/4638
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin iştirak ettiği … Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 2018 yılında tasfiyesi sonucu oluşan zararın, kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden fazladan tahakkuk ettirilen verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; herhangi bir kurumun başka bir kurumun sermayesine katılma payı karşılığında elde edilen kar payına "iştirak kazancı", işletmenin bu şekilde doğrudan veya dolaylı olarak diğer şirketlerin yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılmak üzere edindiği hisse senetleri veya ortaklık paylarının izlendiği hesaba ise "iştirakler hesabı'' adı verildiği, iştirakler hesabında yer alan hisse senetlerinin Vergi Usul Kanunu'nun 279. maddesi gereğince alış bedelleri ile değerlendirildiği,
dolayısıyla iştirak edilen şirketin hukuken ortadan kalkması sonucu davacı şirketin iştirakler hesabında hisse senetlerinin değeri kadar bir azalma oluştuğu, diğer bir ifade ile şirket aktifine kayıtlı bu hisselerin değerlerini kaybetmeleri sonucu şirket özsermayesinin bu oranda azaldığı,
bu durumda, uyuşmazlıkta, iştirak edilen şirketin tasfiyesi sonucu iştirakler hesabında yer alan hisse senetlerinin aktiften çıkarılmasına ilişkin bir durum söz konusu olduğundan, bunun zarar olarak nitelendirilmesi gerektiği, davacı şirketin bu giderinin, ticari girişiminin zararla sonuçlanmasından kaynaklandığı dolayısıyla bu giderin işletme ile ilgisinin olmadığını söylemenin mümkün olmadığı, nitekim Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesi de bu yoruma imkan verdiğinden,
öz sermeyede oluşan azalma sonucu meydana gelen zararın Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6/2. maddesinin atıfta bulunduğu Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesinde yer alan düzenlemeler gereği indiriminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının ihtirazi kaydı dikkate alınmayarak fazla tahakkuk ettirilen verginin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Gerek Kurumlar Vergisi Kanununda gerek Gelir Vergisi Kanununda iştirak edilen şirketin tasfiyesi sonucu değerinin kalmaması nedeniyle doğan zararın gider yazılabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/5444, K. 2022/4638, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama