KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5602 E., 2022/3941 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/5602
- Karar No
- 2022/3941
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Holding Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, kurum kazancının tespitinde yurtdışı harcamalarına ilişkin olarak götürü gider indiriminin uygulanması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine 2018 yılı için tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin 3.485.990,31-TL tutarındaki kısmının kaldırılmasına ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
Gelir Vergisi Kanunu 40/1.maddesinde hangi mükelleflerin hangi koşullarla götürü gider indiriminden yararlanacağının düzenlenmiş olduğu, davacının 2018 yılında yurt dışına yapmış olduğu ihracat nedeniyle elde edilen yurt dışı satış hasılatının binde beşi tutarında götürü gider indiriminden yararlanması ve bu tutara isabet eden 15.845.410,51-TL'nin götürü gider olarak indirilmesi gerektiği, davacının yurt dışına yapmış olduğu ihracat nedeniyle elde ettiği hasılat tutarının binde beşine isabet eden indirim hakkının 194 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile getirilen düzenleme ile sınırlandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı,
tahsil edilmiş tutarların ilgililere iadesinde, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak iadesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kurumlar vergisinin 3.485.990,31-TL tutarındaki kısmının kaldırılmasına ve fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal yasal faizi ile birlikte iadesine, faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının kurumlar vergisine ilişkin kısmının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu, bu nedenle davalı istinaf başvurusunun reddine, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 112/4.maddesi uyarınca yersiz alınan verginin tecil faizi ile birlikte iadesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı istinaf başvurusunun ise kabulüne, Vergi mahkemesi kararının faize ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın kabulüne, tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
194 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin kanuna aykırılığından bahisle 2018 yılı için tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin 3.485.990,31-TL tutarındaki kısmının kaldırılması ve ödenen verginin iadesi talep edildiğinden davanın Danıştay'da görülmesi gerekiği, dava konusu işlemlerin tebliğ hükümlerine uygun olduğu, faize ilişkin mahkemece kurulan hükmün yasal dayanağının bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/5602, K. 2022/3941, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama