KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1475 E., 2022/4966 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/1475
- Karar No
- 2022/4966
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
679 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı hakkında, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle takdir komisyonu kararlarına dayanılarak re'sen tarh edilen; 2016 yılı gelir vergisi ve 2016 yılının tüm dönemlerine ait geçici vergi ile geçici vergi üzerinden üç kat, gelir vergisi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen ...tarih ve... sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu dönemde davacının sahte belge düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığı ve olayda sahte belge düzenleme fiilinin gerçekleştiği anlaşıldığından, üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, geçici vergi aslı yönünden;
olayda, her ne kadar davacı adına, 2016 yılının tüm dönemlerine ilişkin olarak geçici vergi tarhiyatı yapılmış ise de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi uyarınca mahsup dönemi geçen geçici vergi aslı için tarhiyat yapılamayacağından, dava konusu geçici vergi tarhiyatlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, geçici vergi üzerinden kesilen 3 kat vergi ziyaı cezası yönünden;
geçici verginin peşin alınan bir vergi olması ve mahsup niteliğinin bulunması nedeni ile bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinden, davacı adına geçici vergi üzerinden üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının bir kata isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazlaya isabet eden kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, gelir vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden ise;
tekerrür için cezanın değil, fiilin esas alınması gerektiği ve cezayı gerektiren ikinci fiilin, birinci fiil için kesilen cezanın kesinleşmesinden sonra işlenmiş olması gerektiği, olayda, dava konusu vergi ziyaı cezasında uygulanan tekerrürün dayanağı olarak, 2016/Aralık dönemi katma değer vergisi beyannamesini hatalı veren davacının 28/01/2017 tarihinde verdiği düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden katma değer vergisi üzerinden 2016/Aralık dönemine ilişkin olarak kesilen ve 28/01/2017 tarihinde tahakkuk eden (kesinleşen) vergi ziyaı cezasının dikkate alındığı,
somut olayda, ilk fiil için kesilen cezanın kesinleşme tarihinin 2017 yılı olduğu, tekerrür için 2018 yılından itibaren işlenmiş bir fiilin mevcut olması gerektiği, ihtilaf konusu cezayı doğuran fiilin ise 2016 yılı içerisinde işlendiği göz önüne alındığında, tekerrürden bahsetmenin olanaksız olduğu,
bu nedenle davacı adına gelir vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artılan kısmı ile geçici vergi aslı ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Geçici vergi aslı için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, geçici vergi üzerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesi uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/1475, K. 2022/4966, 20 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama