KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1565 E., 2022/1089 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Mart 2022
- Esas No
- 2021/1565
- Karar No
- 2022/1089
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) … Fabrikaları A.Ş.
- Eski Ünvan
- … Sanayi Türk A.Ş.
- Vekili
- Av.…
Karar Metni
755 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı - … VEKİLİ : Av.…
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesi gereğince vergi indiriminden faydalanması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen verginin 1.000.000-TL'lik kısmın kaldırılması ve geçici vergi döneminde fazla ödenen bu tutarın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; verilen ara kararla taraflara kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği 30/04/2019 tarihi itibariyle ödenmemiş vergi borcunun bulunup bulunmadığının sorulduğu, davalının cevap yazısında davacının bir kısım borçlarının bulunduğu ve bu borçlara yönelik mahsuben iade talebinde bulunulduğu belirtilse de, beyannamenin verildiği tarih itibariyle mahsup ve iade taleplerinin davalı tarafından sonuçlandırılmadığı, eksiklikler nedeniyle bir kısım yazışmaların yapıldığının belirtildiği, 30/04/2019 tarihi itibariyle iade talebinin reddedilmediği,
davacı tarafından verilen cevap ekinde sunulan internet vergi dairesinden alınan "borcu yoktur" belgelerine göre beyannamenin verildiği tarih itibariyle herhangi bir vergi borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, vergi indirimine ilişkin yasal koşulların ihlal edildiğinin davalı idarece ispatlanamadığı dikkate alındığında vergi indiriminden faydalandırılmaması suretiyle yapılan tahakkukta hukuka uygunluk görülmediği,
dava konusunun 1.200.000-TL'ye yükseltildiği belirtilerek bu tutar gözetilerek karar verilmesi davacı tarafından talep edilse de, iddia ve savunmanın dava ve savunma dilekçeleri ile hasredilmesinden sonra (şartları oluştuğu takdirde ıslah müessesesi hariç) talep konusu miktarın verilen beyan dilekçesiyle artırılmasının mümkün olmadığı ve davacının bu talebinin iddianın tevsii yasağı ilkesine aykırı olduğu,
beyan dilekçesi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu kurumlar vergisi tahakkukunun 1.000.000,00-TL'lik kısmının iptali ile geçici vergi döneminde fazladan ödenen bu tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunun tamamen, davalının başvurusunun ise tahakkuk işleminin iptaline yönelik hüküm fıkrasına ilişkin olmak üzere kısmen reddi gerektiği, geçici vergi döneminde ödenen 1.000.000-TL’lik verginin faiziyle iadesine ilişkin kısmına yönelik davalının istinaf başvurusu yönünden; ödenmesi gereken kurumlar vergisinin 0-TL olduğu, başka bir anlatımla, indirime konu tutarın, ödenmesi gereken vergiden fazla olduğu, bu nedenle nakden iade isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun; kısmen reddine, kısmen kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının iadeye ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
Hukuka aykırı tesis edilen işlem nedeniyle zarara uğranıldığı, hukuka aykırı biçimde davalı idarenin uhdesinde kalan meblağın tecil faiziyle birlikte iadesi gerektiği, temyize konu kararla adil yargılanma hakkının, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi ve bunlara bağlı olarak mülkiyet hakkının çiğnendiği, davanın sonucuna etki edecek iddia, talep ve savunmaların dikkate alınmadığı, dava konusu uyuşmazlığın bir iptal davası olması sebebiyle re'sen araştırma ilkesi gereğince dava konusu tutarın 1.200.000-TL olarak dikkate alınması gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI
2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibariyle davacının vergi borcunun bulunduğu, ancak bu borca ilişkin mahsup talebinde bulunduğunu belirtse de mahsup talebine ilişkin verilen bir dilekçe veya yapılan bir başvurunun olmadığı, savunma ve istinaf başvurusundaki beyanların yinelendiği belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
DAVACININ SAVUNMASI
İhtirazi kayıtla verilen beyannamelere karşı dava açılabileceği, süresinde ödenmemiş tahakkuklarla ilgili somut bir hususun tespit edilemediği, şirketçe bütün vergisel yükümlülüklerin süresinde yerine getirildiği, mahsup işlemlerinin zamanında usulüne uygun olarak yapıldığı, ancak davalı idarenin sisteminde bu mahsup işleminin dikkate alınmadığı, sistemdeki bu yanlışlıktan kaynaklı vergi indiriminden faydalanılamadığı iddialarıyla temyiz isteminin reddi istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/1565, K. 2022/1089, 30 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama