KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1566 E., 2022/1046 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 28 Mart 2022
- Esas No
- 2021/1566
- Karar No
- 2022/1046
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 03/12/2020 tarih ve E:2017/1967, K:2020/5558 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 03/12/2020 tarih ve E:2017/1967, K:2020/5558 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek uyuşmazlığın esasına geçilmiş;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. ve 6. fıkraları uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddedilmesi üzerine anılan kararın 05/03/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden; davacının ... ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı;
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, 2014 yılı HSYK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, Bylock kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadenin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Daire kararının açık ve ağır şekilde usul ve yasaya aykırı olduğu, darbe girişimine kadar geçen dönemde ceza ya da disiplin soruşturması bulunmadığı, açığa alındığında hangi nedenle açığa alındığının ne verilen ihraç kararından ne de cevap dilekçesinden anlaşılabildiği, kendisi ile aynı durumda olup meslekte olan, eskiden bir şekilde bu yapı ile irtibatlı olduğu halde görevine devam eden kişilerin olduğu, ihraç kararı öncesinde hakkında bir soruşturma yapılmadığı ve kendisine savunma hakkı tanınmadığı, dava konusu işlemde Anayasa ve uluslararası hukukla güvence altına alınan birçok hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1566, K. 2022/1046, 28 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama