KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1726 E., 2022/6561 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2022
- Esas No
- 2021/1726
- Karar No
- 2022/6561
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Finansal Kiralama A. Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, taraf olduğu finansal kiralama sözleşmesi kapsamında devraldığı ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın, kiracının edimini yerine getirmesi üzerine, sözleşmenin mahkeme kararıyla feshedilerek üçüncü kişiye devri üzerine eksik ödenen tapu harcı üzerinden %25 oranında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket ile ... Gayrimenkul Geliştirme İnşaat Turizm Pazarlama San.ve Tic. A.Ş. arasında ... Gayrimenkul Geliştirme İnşaat Turizm Pazarlama San.ve Tic.
A.Ş.’ye ait taşınmaza ilişkin finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı,sözleşme kapsamında davacı tarafından devralınan taşınmazın eski malikine kiralandığı,söz konusu taşınmazın devir işlemleri sırasında ödenmesi gereken tapu harcının 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda yer alan (4) sayılı tarifenin 20/g maddesi uyarınca sadece devredenden binde 4,55 oranında tahsil edildiği,ancak kiracı şirketin sözleşme şartlarını yerine getirmemesi üzerine Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile finansal kiralama sözleşmesinin feshine hükmedildiği, taşınmazın üçüncü kişiye devredildiği,
bunun üzerine davalı idarece anılan Kanunun (4) sayılı tarifesinin 20/g maddesi kapsamında finansal kiralama sözleşmesi uyarınca devir işlemlerinde ödenen harç oranı ile aynı tarifenin 20/a bendindeki oran arasındaki fark için 2014/Mayıs dönemine ilişkin olarak davacı adına tarhedilen tapu harcı üzerinden %25 oranında vergi ziyaı cezası kesildiği,
uyuşmazlıkta, sözleşmenin feshine ilişkin olarak davacı şirkete kusur atfedilemeyeceği,ayrıca, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 63/4. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilebilmesi için devir işlemlerinin taraflarınca beyan edilen devir bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi gerektiği, somut olayda ise bu hususta idarece yapılan bir tespitin bulunmadığının anlaşıldığı,yine,
finansal kiralama sözleşmelerinde taşınmazın kiracı tarafından herhangi bir nedenden dolayı geri alınmaması halinde 492 sayılı Kanun'un (4) sayılı tarifesinin 20. maddesinin (a) ve (g) bendlerindeki oranlar arasındaki farkın gecikme faizi ile birlikte alınacağı hususunun açıkça düzenlenmesine karşın söz konusu farka ilişkin olarak vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hüküm bulunmadığı da dikkate alındığında dava konusu vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve Yasaya uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunma ve istinaf dilekçelerindeki iddialarla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/1726, K. 2022/6561, 20 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama