KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2174 E., 2022/5636 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/2174
- Karar No
- 2022/5636
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: …İnşaat Gıda Petrol Kuyumculuk İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tesis edilen haciz işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla.
Mahkemelerinin 17/07/2020 tarihinde yapılan ara kararıyla, davacı adına Silifke Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin tebliğ alındısı; şayet ödeme emri elektronik ortamda tebliğ edilmiş ise e-tebligata ilişkin olarak davacının şahsi e-tebligat başvurusu varsa başvurusu, başvurusu yoksa hangi gerekçeye istinaden e-tebligat adresi verildiği, yine elektronik tebligatın yapıldığı dönemde elektronik tebligat sisteminde herhangi bir problem yaşanıp yaşanmadığı, yaşanmış ise ne türden sorun olduğu, sorunun ne surette ve ne zaman giderildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin Mahkemelerine gönderilmesinin istenildiği,
davalı idare tarafından 06/08/2020 tarihinde dava dosyasına sunulan haciz işlemine dayanak ödeme emrinin tebligatına ilişkin tebliğ evraklarının incelenmesinden, 12/03/2018 tarihinde davacının Silifke Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne başvuruda bulunarak Gerçek Kişiler için Elektronik Tebligat Talep Bildirimi formuna istinaden 12/03/2018 tarihinde aktivasyon işlemi yapılarak tarafına kullanıcı kodu, parola ve şifre ihtiva eden kapalı zarfın verildiği ve ayrıca e-tebliğ aşamasında herhangi bir sistem arızasının olmadığının görüldüğü;
bu durumda adına düzenlenen ödeme emrinin 18/01/2019 tarihinde davacıya ait e-tebligat adresine yollandığı ve bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda (23/01/2019 tarihinde) usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, buna göre 23/01/2019 tarihinde haberdar olunan dava konusu ödeme emrine karşı onbeş günlük yasal dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken söz konusu ödeme emrine karşı herhangi bir dava açılmaması üzerine borcun haciz yolu ile tahsil edilebilir hale geldiği anlaşıldığından dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Haczin dayanağı olan asıl borçlu şirkete ait vergi borçlarının, şirket müdürlüğünden ayrıldıktan sonraki bir tarihte doğduğu, borcun ödeme vadelerinin de kendisinin kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği tarihten sonra olduğu, görevde olmadığı ve müdahale şansının da bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen fiil nedeniyle sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/2174, K. 2022/5636, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama