KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/219 E., 2022/4863 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/219
- Karar No
- 2022/4863
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Taahhüt İnşaat Temizlik Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, 01/07/2015-22/01/2016 tarihleri arasında. Taahhüt İnşaat Temizlik Ticaret ve Sanayi Ltd.
Şti.'nin temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu, ancak dava konusu ödeme emirleri muhteviyatındaki vergilerin beyan veya vade tarihlerinde şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı; malvarlığı araştırması neticesinde asıl borçlu şirket adına kayıtlı kamyonet ve otobüs bulunmakla birlikte idarece amme alacağının tahsiline yönelik haciz ve satış işleminin yapılmadığı anlaşılmış olup, şirket adına kayıtlı araçların satışı ve paraya çevrilmesi suretiyle amme alacağının tahsili yoluna gidilmeden,
tüm takip işlemlerinin usule uygun olarak tamamlandığı ve bunun sonucunda vergi borcunun şirket tüzel kişiliğinden tahsili imkanının kalmadığı sonucuna ulaşılamayacağından, düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyada mevcut ticaret sicil gazetelerinin incelenmesinden, davacının 01/07/2015 tarihli ticaret sicil gazetesindeki ilanla, 10/06/2015 tarihli genel kurul kararına istinaden şirketi münferid imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılındığı ancak 22/01/2016 tarihinde yetkisinin son bulmadığı, bu tarihte …'ın temsil yetkisinin sona erdiği, …'ın müdürler kurulu başkanı seçildiği, davacının temsil görevinin sona ermesi veya hissesinin devrine ilişkin bir karar alınmadığı,
02/10/2017 tarihli ticaret sicili gazetesinde …'ın payını davacıya devrettiği, davacının şirketin tek ortağı ve temsilcisi olduğu ve temsil yetkisinin 23/01/ 2019'a kadar sürdüğü anlaşıldığından, Vergi Mahkemesi kararının davacı ödeme emirleri ile tahsili istenilen vergi borçlarının beyan/vade/uzlaşma tarihleri itibariyle temsil yetkisi olmadığı gerekçesinde isabet bulunmamakla birlikte, şirket hakkında takip yolları tüketilmediğinden,
düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi dairelerince de isabetli görüldüğünden Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektirecek başka bir neden de bulunmadığından davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu ve vergi borcunun asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektdir.Davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu ve vergi borcunun şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektdir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/219, K. 2022/4863, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama