KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2389 E., 2022/1232 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2022
- Esas No
- 2021/2389
- Karar No
- 2022/1232
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Nakliye Emlak Otomotiv İnşaat Temizlik Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih …, … ve … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu, … tarih … ve … sayılı ödeme emirleri yönünden, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle şirket adına kesinleştirilmiş kamu alacağından bahsedilemeyeceğinden, alacakların davacıdan tahsili amacıyla adına düzenlenen hukuka uyarlık bulunmadığı; … tarih ve …. sayılı ödeme emirleri yönünden, şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrine ait tebliğ alındısının arşiv kayıtlarından bulunamadığının belirtildiği,
2013 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yer verilen hükümlere göre tebliğ edildiği ispat edilemeyen amme alacağının bu haliyle kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, kesinleşmememiş bir amme alacağının takibi amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin 1.308,15-TL tutarındaki vergi alacağına ilişkin kısmı bakımından hukuka uyarlık bulunmadığı;
usulüne uygun olarak asıl amme borçlusu şirkete tebliğ edildikten sonra dava konusu edilmeden kesinleşen amme alcağı için yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil imkanı bulunmadığının tespiti sonrasında davacı adına düzenelenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin kalan kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava dosyası ile Dairenin E:… sayılı dosyanın birlikte incelenmesinden, davacı adına … tarih ve …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlenip tebliğ edildiği, anılan ödeme emirlerine karşı ...
Vergi Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı ve mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararı ile ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği, sonraki bir tarihte ise işbu dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenip tebliğ edildiği görüldüğü, her iki dosyada dava konusu edilen ödeme emirlerinin aynı maddi olaylardan kaynaklı, aynı döneme ait ve aynı tutarlarda kamu alacaklarını içerdiği anlaşıldığından davaya konu ödeme emirlerinin mükerrer düzenlendiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle Mahkeme kararının;
davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısma ilişkin davanın kabulüne, davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı yapılan istinaf başvurusunun ise belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilen vergi borçlarının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/2389, K. 2022/1232, 6 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama