KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2679 E., 2022/5025 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/2679
- Karar No
- 2022/5025
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı-...
- Vekili
- Av...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K.... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... ili ... ilçesi Organize Sanayi Bölgesi 2. Etap sınırları içerisinde bulunan taşınmazlar nedeniyle 2019 ve 2020 yıllarına ait arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunması katkı payı tahakkukunun iptali talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin.... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile 2019 yılına ilişkin ödenen ilk taksit tutarının yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E..., K... sayılı kararıyla; davacının maliki olduğu taşınmazların arsa olarak vasıf değiştirmesine esas parselasyon planının Mahkeme kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle taşınmazların arazi vasfında değerlendirilmesi gerektiği,
yeni parselasyon uygulamasının ise 2020 yılında yapıldığından vergi değerini tadil eden sebebin 2020 yılında gerçekleştiği ve 2021 yılından itibaren taşınmazların parselasyon uygulaması nedeniyle arsa olarak vergilendirilebileceği açık olduğundan ve davalı idarece taşınmazların parselasyon işleminden önce zirai faaliyette kullanılmadığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulamadığı görüldüğünden, arazi niteliğindeki taşınmazların arsa olarak vergilendirilmesi suretiyle hatalı olarak tahakkuk ettirilen vergilerin terkini istemiyle yapılan başvuruyu reddeden davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı;
diğer yandan, davacı tarafından verilen cevaba cevap dilekçesinde,... tarihinde ... ada ... parsel ile ... ada ... parselde kayıtlı bulunan iki adet taşınmazdaki hissesinin satıldığından bahisle bu taşınmazlara ilişkin olarak 16/07/2020 ve 20/07/2020 tarihlerinde ödenen tutarların da yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiş ise de, dava açıldıktan sonra ifa edilen ve talebin genişletilmesi niteliğinde bulunan istemin incelenmesi hukuken mümkün olmadığından,
bahse konu meblağın faizi ile iadesi isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu işlemin iptaline ve davacı tarafından ödenen 2019 yılı emlak vergisi birinci taksit tutarlarının davalı idare tarafından yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu taşınmazın web tapu kaydında arsa olarak görüldüğünden taşınmazın arsa olarak vergilendirilmesinin hukuka uygun olduğu davacının taşınmazların vasfının arsadan araziye dönüşmesi ile ilgili bir talebinin bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/2679, K. 2022/5025, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama