İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /9. Daire

DANIŞTAY · 9. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 9. Daire E.2021/2899 K.2022/5028

2-(DAVALI) …Belediye Başkanlığı-… VEKİLİ : Av. …

Esas2021/2899Karar2022/5028Tarih25 Ekim 2022Okuma10 dk · 1.953 kelime

KÜNYE

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2899 E., 2022/5028 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire

Karar tarihi
25 Ekim 2022
Esas No
2021/2899
Karar No
2022/5028
Temyiz edenler
1-(DAVACI) …
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.953 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

2-(DAVALI) …Belediye Başkanlığı-… VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacı adına, sahibi ve hissedarı olduğu Ankara ili, Çankaya İlçesi, …Mahallesi muhtelif ada/parsel numaralı taşınmazlar için 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları için tahakkuk ettirilen ve yapılandırılan arsa ve bina emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlık paylarının ödenen 91.619,93-TL'lik kısmının iadesi ile ödenmeyen 79.620,53-TL'lik kısmının kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın davanın açıldığı 24/02/2020 tarihi itibariyle işleyen 14.644,27-TL'lik faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda, 6736, 7020 ve 7143 sayılı Kanunlar uyarınca davacı kooperatifin kesinleşen borçları için yapılandırma talep ettiği, yapılandırılan borcun 91.619,93-TL'lik kısmının ödenmesinden sonra 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca, köyden mahalleye dönüştürülen.

Mahallesi'nde bulunan taşınmazlar için emlak vergisinin alınmaması gerektiği, 6736, 7020 ve 7143 sayılı Kanunlardan yararlanılarak ödenen amme alacaklarının yasal faiziyle iadesi ve ödenmeyen vergilerin kaldırılması gerektiği ileri sürülerek düzeltme şikayet yolu ile davalı idareye başvurulduğu,

söz konusu Kanunlardan yararlanılarak yapılandırılan vergilerin dava konusu edilmesine olanak bulunmadığından davalı idarenin, yapılan düzeltme şikayet başvurusunun, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları için tahakkuk ettirilen ve 6736,

7020 ve 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının ödenen 91.619,93-TL'lik kısmının kaldırılması ile davanın açıldığı 24/02/2020 tarihi itibariyle işleyen 14.644,27-TL'lik faizi ile birlikte iadesi ve yapılandırılan ancak ödenmeyen 79.620,53 TL'lik kısmının kaldırılması isteminin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairelerinin 03/02/2021 tarihli ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden, davacı tarafından 6552 sayılı Yasa uyarınca 27/11/2014 tarihinde, 6736 sayılı Yasa uyarınca 23/11/2016 tarihinde, 7143 sayılı Yasa uyarınca 25/07/2018 tarihinde yapılandırma başvurusunda bulunduğu, davaya konu edilen borçların bir kısmının anılan Kanunlar kapsamında yapılandırıldığı, bir kısmının ise yapılandırma kanunlarına konu edilmediğinin anlaşıldığı, Mahkeme kararının, davanın, 2014 yılı 2. dönemi ile,

2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları için tahakkuk ettirilen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının yapılandırma kanunları kapsamına giren kısımlarının reddine dair hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeyen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunması ait katkı paylarına ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusu yönünden;.

Mahallesinin 2004 tarihli 5216 sayılı Kanun uyarınca köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürüldüğü, dava konusu işlemin, 6360 sayılı Kanunun 15. fıkrasının mülga son cümlesi uyarınca Emlak vergisi ve Belediye Gelirleri Kanununa göre alınması gereken harç ve katılım payları yönünden istisna kapsamında olduğu sonucuna varılan taşınmaz nedeniyle yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeksizin ödenen arsa ve bina emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin kısmında ve mahkeme kararının, davanın buna dair kısmının reddine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmediği;

faiz talebi yönünden ise, davacı tarafından ödenen 91.619,93-TL'lik tutarın 14.644,27-TL faizi ile birlikte iadesi istenildiğinden, Yapılandırma Kanunları kapsamında ödenmemesi nedeniyle iadesi gereken tutar üzerinden gecikme zammı oranında hesaplanacak, ancak davacının talebini aşmayacak tutarda faiz uygulanmasının yasaya ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun davanın yapılandırma kanunları kapsamına giren kısımlarının reddine dair hüküm fıkrasına yönelik kısmının reddine;

kısmen kabulüne, yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeksizin ödenen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, buna ilişkin kısmının iptaline, davacı tarafından, yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeksizin ödenen arsa ve bina emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının, gecikme zammı oranında hesaplanacak, ancak davacının talebini aşmayacak tutarda faizi ile birlikte iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

DAVACININ İDDİALARI

Davalı Belediye Kanun'da öngörülen geçici muafiyetin ... Mahallesi için uygulanamayacağını belirterek kooperatif adına vergi tahakkuk ettirdiği, biriken borçlar nedeniyle yapılandırmaya başvurulduğu, kanuni dayanağı olmayan vergi tahakkukunun vergi hatası kapsamında bulunduğu iddialarıyla kararın aleyhe kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI

Dava konusu taşınmazların bulunduğu … Mahallesinin çok Kanun'dan çok önce köy vasfını yitirip mücavir alan içinde kaldığı, belediye hizmetlerinden yararlanarak artırımlı emlak vergisine tabi olduğu, vergilendirmede adalet ilkesi gereği, konut ve arsa fiyatlarının yüksek olduğu, lüks kapsamda bulunan yer için muafiyet hükmünün uygulanamayacağı iddialarıyla kararın aleyhe kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı adına, sahibi ve hissedarı olduğu Ankara ili, Çankaya İlçesi, … Mahallesi muhtelif ada/parsel numaralı taşınmazlar için 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları için tahakkuk ettirilen ve yapılandırılan arsa ve bina emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlık paylarının ödenen 91.619,93-TL'lik kısmının iadesi ile ödenmeyen 79.620,53-TL'lik kısmının kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın davanın açıldığı 24/02/2020 tarihi itibariyle işleyen 14.644,27-TL'lik faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasında, kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakimin, örf ve adet hukuka göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar vereceği öngörülmüş; 4. maddesinde de hakimin takdir yetkisi düzenlenmiştir. Buna göre, kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.

Anayasanın 148. maddesinin 1. fıkrasında, Anayasa Mahkemesinin, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımında uygunluğunu denetleyeceği ve bireysel başvuruları karara bağlayacağı düzenlenmiş; 152. Maddesinde de bir davaya bakmakta olan mahkemenin, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakacağı öngörülmüştür.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında: "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarihli ve E.:2008/58, K.: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli, 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin dördüncü fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi,

diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise;

vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.

213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, faize ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;

Yukarıda yer verilen düzenlemelerde görüleceği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinde hakime hukuk yaratma yetkisi tanınmış ve bu yetkinin kullanılacağı koşullar ve sınırlar belirlenmiş bulunmaktadır. Buna göre, bu yetkinin kanunda ve örf ve adet hukukunda kural olmaması durumda kullanılması öngörülmüş ve hakimin kanun koyucu gibi hareket etmesi gereği vurgulanmıştır. Bu kapsamda, keyfilikten ve o anın koşullarının etkisinden uzak bir şekilde, eşitlik ve hukuk güvenliği çerçevesinde, hukuk devletinin gerekleri ile sonradan diğer olaylar için de temel olabilecek şekilde kullanılması gerekmektedir.

Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde ise, hakimin takdir yetkisi düzenlenmiştir. Hakimin takdir yetkisi, hukuk yaratma yetkisinden farklıdır. Burada, hakimin önündeki somut olaya uygulayacağı bir kural bulunmakta olup, olayın önceden bilinmeyen özellikleri dolayısıyla hakime bir değerlendirme, tercih yapma yetkisi tanınmış bulunmaktadır.

Hakimin takdir yetkisi de sınırsız değildir. Hakim bu yetkisini, ancak kendisine kanunen açık yahut zımni olarak bu hakkın tanınmış olduğu durumlarda, kanunun çizdiği sınırlar içerisinde, hakkaniyet ve nefaset kurallarına göre kullanması gerekmektedir.

Bu açıklamalar kapsamında, somut olaya ilişkin bir kanun hükmünün bulunması ve kanun hükmünde hakime açık ya da zımni olarak takdir yetkisi tanınmamış olduğu durumlarda, hakimin hukuk yaratma ya da takdir yetkisini kullanması mümkün değildir. Başka bir anlatımla, bu durumda hakimin, ilgili kanun hükmünü ihmal etme yetkisi bulunmamaktadır. Aksi bir tutum, keyfiliğe, ayrımcılığa, hukuk düzeninin bozulmasına yol açacaktır.

Ancak böyle bir durumda, söz konusu kanun hükmünün Anayasaya aykırı olduğu kanısına varılması halinde, hakime, Anayasanın 152. maddesinde, ilgili kanun hükmünün Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kanunların Anayasaya aykırılığını denetlemekle görevli Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurma imkanı tanınmıştır.

Mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı.

Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte, 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.

Diğer bir ifadeyle, vergi idaresince, mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde davacı tarafından, sahibi ve hissedarı olduğu Ankara ili, Çankaya İlçesi, …Mahallesi muhtelif ada/parsel numaralı taşınmazlar için 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları için tahakkuk ettirilen ve yapılandırılan arsa ve bina emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlık paylarının ödenen 91.619,93-TL'lik kısmının iadesi ile ödenmeyen 79.620,53-TL'lik kısmının kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarların davanın açıldığı 24/02/2020 tarihi itibariyle işleyen 14.644,27-TL'lik faiziyle birlikte iadesi faiziyle birlikte iadesine karar

verilmesi istenilmiş olmasına karşın, mahkemece davanın reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusu neticesinde, bölge idare mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına,yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeksizin ödenen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlık paylarına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına,

buna ilişkin kısmının iptaline, davacı tarafından, yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeksizin ödenen arsa ve bina emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının, gecikme zammı oranında hesaplanacak, ancak davacının talebini aşmayacak tutarda faizi ile birlikte iadesine karar verildiği görülmüştür.

Olayda, dava dilekçesinde, 15/06/2012 tarihinden sonraki dönemlerde ödenen tutarın 14.644,27-TL'lik faiziyle birlikte iadesinin istenildiği görüldüğünden ve tahsil tarihi itibarıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yürürlükte olduğundan, faiz talebinin 213 sayılı VUK'un 112/4. maddesi uyarınca tecil faiz oranı olarak değerlendirilmesi gerektiği de göz önüne alındığında,

Kanun'un açık hükmü bulunmasına karşın hukuk devletinin adil dengesinin korunması gerektiğinden bahisle devlet tarafından kendi alacaklarına uygulanan faiz oranı olan 213 sayılı Kanun'un 112/3. maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin uygulanması gerektiği yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmayıp davacının talebini de aşmayacak şekilde faiz yönünden yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1-Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, 2-… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının faize ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısmın ONANMASINA, 3-Temyiz isteminde bulunanlardan …-TL maktu harç alınmasına, 4-Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 9. Daire, E. 2021/2899, K. 2022/5028, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Davacının İddiaları
  7. Davalının İddiaları
  8. Karşı Tarafın Savunmaları
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2021/2899
Karar No
2022/5028
Tarih
25 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2021/2899 K.2022/6367
  • Danıştay 5. Daire E.2021/2904 K.2022/6384
  • Danıştay 5. Daire E.2021/2905 K.2022/6316
  • Danıştay 5. Daire E.2021/2906 K.2022/6386
  • Danıştay 5. Daire E.2021/2911 K.2022/6305
  • Danıştay 5. Daire E.2021/2912 K.2022/6380

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.