KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3454 E., 2022/3205 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2022
- Esas No
- 2021/3454
- Karar No
- 2022/3205
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu İstem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ... 'in vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ilâ ...sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının, kendisinden istenen bilgi üzerine verdiği cevap yazısında, iş yerine bir kere gittiğini, mükellefin imalat işi yapmadığı, bu nedenle makine ve teçhizatının olmadığı, defterlerin mükellefin kendi bünyesinde olduğu ve noter tasdikinin mükellefçe yaptırıldığı yönünde beyanda bulunduğu, Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde öngörülen sorumluluğun, beyannameleri imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan bir sorumluluk olduğu,
...'in 2017/Ocak-Ekim dönemine ait beyanlarının elektronik ortamda davacı tarafından verildiği, davacı hakkında, verdiği bu beyannamelerde yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönünde bir tespit bulunmadığı, davacının, hizmet verdiği diğer mükellefler hakkında yapılan inceleme sonuçlarına göre kanaate dayalı olarak sonuca varıldığı, ancak bizzat muhasebe işlemlerini resmi olarak yürüttüğü mükellefle ilgili mesleki özen ve sorumluluğu göstermediği yönünde somut bir veriye yer verilmediği,
dolayısıyla davacının, mükellefe verdiği hizmet kapsamında mükellefin sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle tarh edilip kesinleşen kamu alacağından, müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca mükellefin 01/01/2017 tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu bütün belgelerin sahte olduğu, mükellefin elde ettiği komisyon gelirleri dikkate alınarak takdir komisyonu tarafından gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve katma değer vergisi yönünden takdir edilen matrahlar üzerinden tarhiyatların yapıldığı, aynı rapor uyarınca davacı hakkında hazırlanan görüş ve öneri raporuyla davacının müteselsil sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/3454, K. 2022/3205, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama