KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/4030 E., 2022/4381 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2022
- Esas No
- 2021/4030
- Karar No
- 2022/4381
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına … Tasfiye Halinde...Yapı Kooperatifi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının asıl borçlu kooperatifin 12/11/2008 tarihinde kanuni temsilcisi olduğundan dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan ve bu tarihten önceye isabet eden 2008/Nisan-Temmuz dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı gelir(stopaj) vergisi ile damga vergisi, yargı harcı ve gecikme faizi borçlarının ödenmesinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, ödeme emrinin bu borçlar dışında kalan ve davacının kanuni temsilci olarak sorumluluğunun bulunduğu vergi borçlarına ilişkin kısmına gelince,
Mahkemelerince verilen ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden söz konusu kamu alacaklarının asıl borçlu kooperatiften tahsili amacıyla düzenlenerek ilanen tebliğ edildiği savunulan ödeme emrinin kooperatife posta veya memur eliyle tebliğ edilemediğini gösterir tebliğ alındısının dosyaya sunulmadığı, bu durumda asıl borçlu kooperatif yönünden usulüne uygun kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz etmek mümkün olmadığından davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2008/Nisan-Temmuz dönemlerine ait muhtelif vergi ve cezalara ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine, ödeme emrinin 2008/Nisan-Temmuz dönemleri dışında kalan kısımlarına yönelik istinaf başvurusunun ise; ilgililere yapılacak tebliğin öncelikle posta yoluyla yapılmaya çalışılması,
bunun denenip yapılamadığının usulünce tespiti halinde ise ilanen tebliğ yoluna başvurulması gerektiği ancak asıl kooperatife ilanen tebliğinden önce posta vasıtası ile tebliğ yapılamadığına dair tebliğ alındılarının dosyaya ibraz edilmediğinin görüldüğü, bu haliyle söz konusu tebligat işleminin herhangi bir hukuki sonuç doğurmasının mümkün bulunmadığı,
anılan kamu alacaklarının zamanaşımına uğradığı ve zamanaşımı sürelerini kesen başkaca sebeplerin varlığına ilişkin de herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya ibraz edilmediği görüldüğünden ödeme emrinin anılan kısımlarında hukuka uyarlık, Mahkeme kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl amme borçlusu … Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi'nden tahsil imkanı bulunmaması üzerine, davacı adına 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca ödeme emri düzenlendiği, dairelerince yapılan tüm işlemlerin yasal ve mevzuata uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/4030, K. 2022/4381, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama