KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/52 E., 2023/950 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Esas No
- 2021/52
- Karar No
- 2023/950
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Asıl borçlu … Müteahhitlik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçları nedeniyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca, davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı adına düzenlenen haciz bildirisinden sonraki tarihte asıl borçlu şirketin tecil-taksitlendirme talebinin davalı idarece uygun bulunmak suretiyle amme alacağının yeniden vadelendirilerek taksitlendirilmesi ve borçların kısmen de olsa ödenmesi nedeniyle amme alacağının oluşan yeni bir hukuki durum karşısında niteliğinin değiştiği, ayrıca davalı idare tarafından asıl borçlu şirkete vadesi geçmiş borcunun bulunmadığına ilişkin yazı verilmesi ve bu yazıya istinaden davacı şirket tarafından ödemelerin asıl borçlu şirkete yapılması karşısında,
27/11/2018 tarihinden önce vadesi geçmiş olan borçlara ilişkin düzenlenen haciz bildirisinin oluşan yeni hukuki durum karşısında davacı için hukuki bağlayıcılığının sona erdiği, yeni hukuki durum dikkate alınarak güncel tutarlar üzerinden davacı şirket adına yeni bir haciz bildirisi gönderilmesi ve belirtilen haciz bildirisine davacı tarafından süresinde itiraz edilmemesi halinde 6183 sayılı Kanun'da belirtilen takip işlemlerinin yapılması ve amme alacağının tahsiline çalışılması gerekmekte iken, koşulları oluşmadan borç davacı şirketin zimmetinde sayılarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediğinden davanın kabulüne,
dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketin BS formlarından yapılan araştırma neticesinde davacıya mal ve hizmet satışı olduğu ve davacıdan alacağının olduğunun tespit edildiği, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca davacı şirket adına söz konusu amme alacağı için haciz bildirisi gönderildiği ve 30/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, haciz bildirisine süresi içerisinde itiraz edilmediğinden davacı adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği,
dava dışı asıl borçlu şirkete 15/01/2019 tarihi itibariyle borcu yoktur yazısı verilmesinin 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca yaptığı tecil taksitlendirme talebinin uygun bulunarak borçların yapılandırılmasından kaynaklandığı, ancak bu ifadenin asıl borçlu şirketin hiç borcu olmadığı anlamına gelmediği ve şirketin sonraki borçlarını ödememesi nedeniyle 14/03/2019 tarihinde yapılandırmasının iptal edildiği, tecil şartlarını ihlal eden mükellefin borcunun vadelerinin, tecil kaldırma işlemi yapıldıktan sonra tecil tarihi olan 31/12/2018 tarihi öncesindeki vadelere döndüğü,
dolayısıyla davacının hukuki durumunda herhangi bir değişiklik olmadığı, ödeme emrinin dayanağını oluşturan haciz bildirisinin hukuki bağlayıcılığının devam ettiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/52, K. 2023/950, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama