KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/549 E., 2022/5467 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/549
- Karar No
- 2022/5467
- Temyiz eden (davacı)
- … Petrolcülük Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı hakkında, akaryakıt satışlarının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı, faizsiz para kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu ve faaliyeti terk tarihi itibariyle elinde bulunan emtia mevcudunu belgesiz sattığından bahisle, 2016/Aralık döneminden devreden katma değer vergisi bulunmadığı dikkate alınarak düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2017/Ocak-Haziran, Eylül dönemleri için katma değer vergisi ile kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılat yönünden üç kat, örtülü dağıtılan kazanç ile belgesiz satış tutarı yönünden bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden, davacının 2017 yılında gerek işletmesine kayıtlı olan gerekse işletmesine kayıtlı olmadığı halde akaryakıt satışlarının tahsilatında kullandığı pos cihazları ile yapılan satışlardan elde edilen hasılat ile beyan edilen hasılat arasında katma vergisi dahil 606.963,48-TL fark bulunduğu,
davalı idarece yapılan tespitler ile Samsun Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü görevlilerince davacının akaryakıt istasyonunda yapılan denetimlerde, denetim yapılan günlerdeki akaryakıt satış rakamlarının diğer günlere oranla ortalama 10 kat yüksek olduğu, yapılan tespitlerde istasyonda birçok satış yapıldığı halde Z raporları satış tutarının 0 (sıfır) olduğu veya düşük tutarlı olduğu, yazar kasalara müdahale edilerek satış miktarlarının otomasyon ve yazar kasalarda düşük gösterildiği,
davacının kayıtlarında içeriği has altın olan faturalara ilişkin tüm tahsilat tutarlarının EFT-havale türü bankacılık işlemleri ile gerçekleştirilmesi, kredi kartı ile tahsil edilen (POS) satış hasılatlarının ise sadece akaryakıt satış hasılatlarının tahsiline ilişkin olması,
davacı şirket tarafından Mola Akaryakıt istasyonları ile aralarında birbirlerine altın alış-satış faturaları düzenlenmiş olmasına rağmen şirket kanuni temsilcilerinin istasyonda altın alış-verişinin olmadığını beyan etmiş olmaları ve diğer şirket çalışanlarının otomasyon sistemine ve yazar kasalara müdahale edildiği yönündeki beyanları dikkate alındığında, belgesiz satışların akaryakıt satışından kaynaklandığı sonucuna varıldığından, akaryakıt satış hasılatının bir kısmının kayıt ve beyan dışı bırakılmasından kaynaklanan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı;
davacının ortaklar ve ilişkili kişilere faizsiz para kullandırdığının şirket yetkilisinin beyanları ile sabit olduğundan cezalı tarhiyatın faizsiz para kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımınından kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı;
davacı şirketin bilançosunda 134.393,68-TL tutarında ticari emtia stok mevcudu bulunmasına rağmen, 2017 yılı envanter defterinde emtia mevcuduna ilişkin (emtia cinsi, birim fiyat, miktar vb.) kayıt bulunmadığına dair vergi inceleme elemanınca yapılan tespit ile bu hususa ilişkin şirketin ilgili dönem müdürü ve sahibinin beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket yetkilisinin belgesiz satışlara ve kar marjına ilişkin beyan ve ifadesi esas alınarak %10 kar marjlı satış hasılat farkının 147.833,05-TL olduğu sonucuna varıldığı,
bu durumda, davacının faaliyetini terk tarihi itibariyle elinde kalan emtia mevcutlarının satışını kayıt ve beyan dışı bırakmasından kaynaklanan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı şirketin 2016 yılı işlemlerinin katma değer vergisi yönünden incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2016/Eylül-Aralık dönemlerine ilişkin olarak yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davanın Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararı ile reddine karar verildiğinden,
cezalı tarhiyatın devreden katma değer vergisinden kaynaklanan kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Otomasyon sisteminin işleyişi dikkate alındığında sisteme müdahale edilmesinin mümkün olmadığı, ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafından re'sen tarh nedenlerinin somut tespitlerle ortaya konulmadığı, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü görevlilerince yapılan işlemde kanaat belirtildiği, vergi idaresinin kanaate dayanarak yaptığı vergilendirmenin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/549, K. 2022/5467, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama