KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1525 E., 2024/375 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/1525
- Karar No
- 2024/375
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... ile birlikte sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği, ikisi hakkında yarı yarıya adi ortaklık mükellefiyeti tesis edilmesi gerektiği yönünde düzenlenen vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle takdir komisyonu kararına dayanılarak, davacı adına elde edildiği iddia edilen komisyon gelirinin %50'si oranında 2016 yılı için re’sen tarh edilen gelir vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; dosyanın ve davacı hakkında düzenlenen "müştereken sahte belge düzenleme" konulu ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının işyerinin sürekli olarak kapalı olduğu, ticari faaliyetini devam ettirecek düzeyde yeterli kapasitesinin olmadığı, yüksek miktarlı satış hasılatına ulaşmasına rağmen ödenecek katma değer vergisinin hiç çıkmadığı,
2016 yılı defter ve belgelerini ibraz etmediğinden alış/satış faturaları üzerinden yapılan hesaplamaya göre ilgili yılda 25.655.162,00-TL satışa karşılık 1.617.831,00-TL alış bildiriminde bulunduğu ve bunun haricinde maliyet kaydı bildirmediği, buna göre mükellef kurumun 2016 brüt karlılık oranının ortalama %94 olmasına rağmen gelir vergisi beyannamesi'nde "ticari karını" sıfır olarak beyan ettiği, ödenecek vergisinin hiç çıkmadığı, alım yaptığı tüm firmalar hakkında vergi tekniği raporu düzenlendiği, bu özellikleriyle mükellefin uyuşmazlık konusu dönemde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı,
düzenlenen faturaların komisyon karşılığı sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu sonucuna varıldığından, dayaya konu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Arkadaşı ...'nin vergi borcu olmasından dolayı ruhsat alamadığından bahisle iş yerinin kendi adına açıldığı, iş yeri ile ilgili işlemlerin yürütülmesi için arkadaşına vekaletname verdiği, arkadaşının kendisinin iyiniyetini suistimal ederek sahte belge düzenlediği ve kullandığı, kendisinin iş yerine sadece yoklama sırasında gittiği ve yoklamaya imza attığı, söz konusu faturaların düzenlendiği tarihte kendisinin askerde olduğu, kendisine iş yeri açtıran ...'nin başkası adına da dükkan açarak sahte fatura düzenlediği, bu hususa ilişkin olarak ... hakkında Savcılığa başvurarak,
nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle şikayetçi olduğunu bu nedenle Erdemli Cumhuriyet Savcılığı'nın … sayılı dosyasının celbini, ayrıca vergi suçu raporuna istinaden hakkında. Asliye Ceza Mahkemesinin … sayılı dosyasında dava açıldığı, belirtilen yargı sürecinin bekletici mesele yapılması gerektiği, zira suçsuz olduğunun ortaya çıkacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/1525, K. 2024/375, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama