KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1850 E., 2024/323 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/1850
- Karar No
- 2024/323
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılan matrah artırımına istinaden tahakkuk eden ancak vadesinde ödenmeyen vergilerin tahsili amacıyla banka hesapları üzerine uygulanan e-haciz işlemlerinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından yapılan matrah artırımlarından sonra tahakkuk eden vergilerin ilk taksitlerinin ödendiği, Ziyapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile hakkında sahte belge düzenleme konusunda inceleme bulunduğundan bahisle yapılan matrah artırımlarının iptal edildiğinin davacı şirkete bildirilmesi üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenemediği,
Adana Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü'nün … tarih ve E… sayılı yazıları ile matrah artırımı ile ilgili gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması gerektiğinin bildirilmesi üzerine davacı şirketin matrah artırımlarının tekrar aktif hale getirilerek vade tarihleri geçen vergilerinin tahsili amacıyla … tarih ve …/…, …, … sayılı ödeme emirlerinin, geri kalan taksitlerin de vade tarihlerinde ödenmemesi üzerine muhtelif tarihli ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine de dava konusu haciz işlemlerinin tesis edildiği,
matrah ve vergi artırımlarının iptal edilmesinde ve iptal tarihinden matrah ve vergi artırımlarının tekrar aktif hale getirilmesine kadar ki süreye rastlayan taksitlerin ödenmemesinde davacı şirkete izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı gibi, matrah ve vergi artımlarının tekrar aktif hale getirildiği hususunun da davacı şirkete bildirilmediği, davalı idare tarafından matrah ve vergi artırımlarının tekrar aktif hale getirilmesinden sonra, tahakkuk eden vergilerle ilgili olarak yeni vade tarihlerinin belirlenerek yeni bir ödeme planının oluşturulması,
belirlenen yeni vade tarihlerinde davacı şirket tarafından ödemede bulunulmaması halinde davacı şirket adına ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edilmesi, düzenlenen ödeme emirlerine rağmen de davacı şirket tarafından ödemede bulunulmaması ve ödeme emirlerine karşı dava açılmayarak kesinleşmesi halinde haciz işlemlerinin tesis edilmesi gerekmekte olup, somut olayda bu hususlara riayet edilmeden matrah ve vergi artırımlarının tekrar aktif hale getirilmesinden sonra doğrudan düzenlenen ödeme emirlerine istinaden dava konusu haciz işlemleri uygulandığından,
ortada dava konusu haciz işlemlerinden önce usulüne uygun olarak tebliğ edilen ve kesinleşen amme alacaklarının bulunmadığından dava konusu haciz işlemlerinde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunma ve istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/1850, K. 2024/323, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama