KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1997 E., 2023/4638 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/1997
- Karar No
- 2023/4638
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Yapı İnş. Taah. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem:Müteahhit olan davacı şirket tarafından, 6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi,... Pafta, ... Ada, ... parselde kayıtlı muhtelif bağımsız bölümlerin satışı esnasında ödenen 219.120,00-TL tapu harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali ve ödenen tutarın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 57. maddesi ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun'un 7/9 maddesinin birlikte değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının harca tabi olduğu, 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin ise tapu harcından istisna olduğu sonucuna varıldığı; dosyanın incelenmesinden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısından dava konusu bağımsız bölümlerin yerine inşa edildiği yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğunun anlaşıldığı,
yine, bağımsız bölümlerin satışı nedeniyle davacı adına tahakkuk eden ve ödenen tapu harcı toplamının 137.455,00-TL olduğu, 81.665,00-TL'lik tutarın ise ... Blok ..., ..., ...,...,...,... numaralı, ... Blok ...,...,...,... numaralı, ... Blok ... numaralı, ...
Blok ...,...,...,...,... numaralı bağımsız bölümlerle ilgili alıcıları adına tahakkuk ettiğinin görüldüğü, bu durumda, 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan uygulama neticesinde meydana gelen bağımsız bölümlerin ilk satış işlemleri istisna kapsamında olduğundan dava konusu işlemin, davacı adına tahakkuk eden 137.455,00-TL tapu harcına ilişkin kısmında hukuka uygunluk, alıcılar adına tahakkuk eden 81.665,00-TL tapu harcına ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı,
hukuka aykırı olarak tahsil edilen tutarın taleple bağlılık ilkesi gereği idareye başvuru tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu işlemin 137.455,00-TL tapu harcına ilişkin kısmının iptaline,söz konusu tutarın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlığın çözümünün hukuki yorum gerektirdiği, 6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satışlarının tapu harcı istisnasından faydalanamayacağı yargıya intikal eden vergilendirme işlemlerinde idarece faiz ödenebilmesinin ancak ilgili kararın infazının gecikmesi halinde söz konusu olabileceği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/1997, K. 2023/4638, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama