KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3000 E., 2023/3735 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/3000
- Karar No
- 2023/3735
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı - …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Zeytin Tar. Sat. Koop. Birliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacıya ait binaların yapılan incelemede, kiraya verildiği ve lojman olarak kullanıldığı, bu nedenle emlak vergisinden muaf olamayacağından bahisle, 2015 ila 2020 yılları için tahakkuk ettirilen emlak (bina) vergisinin ve kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla. Emlak Vergisi Kanunu'nun 4'üncü maddesinde, Tarım Satış Kooperatiflerinin kendi hizmet binalarının kiraya verilmemek şartıyla emlak vergisinden daimi muaf olacağının hüküm altına alındığı; arazi vergisini düzenleyen 14'üncü maddesinde kooperatif birliklerinin sahibi oldukları arazilere ilişkin herhangi bir muafiyete yer verilmediği,
aynı Kanunun 1610 sayılı Kanun ile değişik 22'nci maddesinde, muafiyet ve istisnaların bu kanunla düzenleneceği, 41'inci maddesinin 4'üncü bendinde ise özel kanunların bina ve arazi vergilerine ilişkin muaflık ve istisna tanıyan hükümlerinin kaldırıldığı hükme bağlanmışsa da,
4572 sayılı Tarım Kredi ve Satış Kooperatifleri Birlikleri Hakkında Kanun'un 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda değişiklik yapan 1610 sayılı Kanundan daha sonra yürürlüğe girmiş özel bir kanun olması ve bu haliyle 4572 sayılı Kanunun Tarım Kredi ve Satış Kooperatiflerine ait taşınmazların emlak vergisi muafiyetine ilişkin düzenleme getiren en son kanun olması dolayısıyla,
mezkur Kanunda yer alan kooperatiflerin taşınmazlarına ilişkin muafiyet ve istisnaları düzenleyen hükümlerinin öncelikli olarak uygulanması ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin taşınmazlarının emlak vergisinden muaf olup olmadığı hususunun bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda, 4572 sayılı Tarım Kredi ve Satış Kooperatifleri Birlikleri Hakkında Kanun'un muafiyet ve istisnaları düzenleyen 6'ncı maddesinin (d) bendinde, Tarım Satış Kooperatif Birliklerine ilişkin taşınmaz malların her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu açıkça hüküm altına alındığından,
ilgili Kanun kapsamında dava konusu taşınmazlara ilişkin emlak vergisinden muaf olduğu sonucuna varılarak, davaya konu tahakkuklarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tahakkukların iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebep bulunmadığı belirtilerek davalı idare istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Emlak Vergisi Kanunu 4/p hükmüne göre kooperatiflerin hizmet binaları yönünden kiraya verilmemek şartı ile muafiyet tanındığı, davacının ise taşınmazlardan birini kiraya verdiği, diğerini ise lojman olarak kullandığı için bu muafiyetten yararlanamayacağı, öte yandan Emlak Vergisi Kanununda yer almayan bir muafiyetin genel-özel, önceki-sonraki kanun yorumuyla genişletilmesinin hukuka ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3000, K. 2023/3735, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama