KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3364 E., 2023/1474 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
- Esas No
- 2022/3364
- Karar No
- 2023/1474
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
- Karşı taraf (davacı)
- … Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünce ihalesi gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı "TEİAŞ 17 Bölge Müdürlüğüne Bağlı 19 Adet TM'de 36 Ay Süreli 154 Kişilik Özel Güvenlik Görevlisi (Silahlı) Hizmeti Alımı" işi uhdesinde kalan davacı tarafından ihale kararı nedeniyle ihtirazi kayıtla ödenen toplam 267.054,44-TL damga vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ihale kararını alan Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I ve II sayılı cetvellerde genel ve özel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmadığı,
anılan kurumun ana statüsünün 3. maddesinde de, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketinin, tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülü olduğunun belirtilmiş olması ve taraf olduğu işlemlerde vergiden muaf tutulacağına ilişkin düzenlemeye de yer verilmemiş olması karşısında, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'nün 488 sayılı Kanunun yukarıda anılan 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığı ve damga vergisinden muaf tutulmadığı, bu durumda;
ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü olduğundan, mükellefi ve sorumlusu olmayan davacı şirketten 'ihale karar pulu' adı altında damga vergisi tahsil edilmesinde vergilendirme hatası kapsamında hukuka uyarlık görülmediği, ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemine gelince; davacı şirket tarafından dava dilekçesinde, damga vergisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesi talep edildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesinde;
fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması hâlinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hâllerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe ret ve iade edileceğinin hükme bağlandığı,
bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, haksız olarak alındığı sonucuna varılan damga vergisi nedeniyle yoksun kalınan tutarın, tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi uygulanarak davacı şirkete iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödenen damga vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte davacı şirkete iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
488 sayılı Kanunun 24. maddesi hükümlerine göre, davacının beyanı üzerine tahakkuk eden verginin davacı tarafça ödenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3364, K. 2023/1474, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama