KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3803 E., 2023/4389 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/3803
- Karar No
- 2023/4389
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, imalat faaliyeti bulunmadığı halde varmış gibi sahte belge kullandığı ve düzenlediği, bir kısım mal alış ve satışlarının sahte belgeye dayandığı, ithal ettiği baz yağları ve Heavy Alk Benzeme isimli ticari emtiayı belgesiz olarak sattığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda ve bu raporun atıfta bulunduğu … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; davacı şirketin bir kısım alışlarının ve satışlarının gerçek olduğu, üretim tesislerinde gerçekte üretilen ürünler olsa da bir kısmının hiç üretilmeden doğrudan piyasa sürüldüğü, buna ilişkin alış ve satışların düzenlenen faturalarla gerçekte varmış gibi gösterilmek amacıyla organizasyon dahilinde yapıldığı ve gerçek bir faaliyetmiş gibi gösterildiği,
bu durumda, mükellef kurum 2017 hesap döneminde organizasyon dahilinde imalat faaliyeti olmadığı halde varmış gibi sahte belge kullandığı ve düzenlediği kabul edilerek ilgili dönemde ithal ederek belgesiz olarak sattığı baz yağ satışlarından ve Heavy Alk Benzeme isimli ticari emtia satışından elde edilen kar üzerinden hesaplanan hasılat ile mükellefin gerçekte imalat faaliyeti bulunmadığından organizasyon içinde yer alan şirketlere düzenlenen belgelere ait maliyetlerinin giderlerden düşülmesi sonucunda hesaplanan matrah üzerinden re'sen tarh edilen 2017 yılına ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık
bulunmadığı, tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının 18/09/2015 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği görüldüğünden, cezanın kesinleştiği tarih olan 2016 yılını takip eden yılın başından itibaren tekrar ceza kesilmesi durumunda tekerrür hükümleri uygulanacağından, dava konusu vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının. 2017 yılına ait üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ilişkin kısmına davacı tarafından yöneltilen istinaf iddialarının, usul ve hukuka uygun olan kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, Vergi Mahkemesi kararının; tekerrüre ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusuna gelince.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrasının 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda,
vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağının, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağının hükme bağlandığı,
bu durumda, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik hali göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi suretiyle, tekerrüre esas alınan 2015/Ocak dönemine ilişkin olarak kesilen ve aynı yıl kesinleştiği görülen vergi ziyaı cezasının miktarının 2.217,04-TL tutarında olduğu anlaşıldığından,
2017 yılı için tarh edilen kurumlar vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası için tekerrür nedeniyle artırım yapılmasına dair koşulların oluştuğu görülmekle birlikte, dava konusu vergi ziyaı cezasının daha önce kesinleşen vergi ziyaı cezasından fazla tutarda artırılamayacağı dikkate alındığında, artırılan vergi ziyaı cezasının 2.217,04-TL tutarındaki kısmında hukuka aykırılık, artırılan vergi ziyaı cezasının bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, kısmen kabulüne,
Vergi mahkemesi kararının tekerrür nedeniyle artırılan vergi ziyaı cezasının 2.217,04-TL tutarını aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın bu kısmı bakımından kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
Ticari ve mali iş ve işlemlerini mevzuata ve usulüne uygun olarak yerine getirildiği, alınan tüm hammadde ve katıkların gerçek belgelere dayandığı ve üretimde kullanıldığı, üretim neticesi satılan ürünün beyanından başka bir ürün olduğu yolunda somut bir tespit bulunmadığı, üretimi karşılayacak yeterli kapasitesi bulunduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI
Davacı hakkında düzenlenen raporlar uyarınca yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3803, K. 2023/4389, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama