KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4010 E., 2023/5307 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- Esas No
- 2022/4010
- Karar No
- 2023/5307
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü-...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiye edilmesi sonucu ticaret sicilinden kaydı silinen ... Deri Tekstil San.Tic. Ltd. Şti. hakkında Karacasu Mal Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...'tan aldığı faturaların sahte olduğu, bir kısım satışlarını kayıt ve beyanlarına yansıtmadığı, bir kısmını ise belgelendirmediği ve haksız iade alınan katma değer vergisinin geri alınması gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1719. Maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla re'sen tarh edilen 2017/Şubat-Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi ve kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Kanunu'nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Deri Tekstil San.Tic. Ltd.
Şti. hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporu ile dava konusu dönemde söz konusu şirkete fatura düzenleyen ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; adı geçen mükellefin düzenlediği faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeler olduğu hususunun yeterli olarak ortaya konulamadığı, bu nedenle, söz konusu faturalarda yer alan vergilerin indiriminin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı,
dava konusu cezalı tarhiyatın ... tarih ve ... nolu (KDV hariç) 500,000,00-TL tutarındaki faturanın yasal defter ve belgelere kaydedilip beyanlarına yansıtmadığı anlaşıldığından, cezalı tarhiyatın bu faturalardan kaynaklanan kısmının hukuka aykırı olmadığı, dava konusu cezalı tarhiyatın, şirket yetkilisi olarak davacı adına ciro edilen ve davacı tarafından tahsil edilen toplam 302.614,39-TL tutarındaki çeklerin kayıt dışı satılan derilere ilişkin tahsilatlar olarak değerlendirilerek,
katma değer vergisi tutarlarının katma değer vergisi beyanlarında eklenmesi suretiyle yapılan tarhiyata ilişkin kısmı yönünden ise, davalı idarece somut, objektif tespitler yapılarak söz konusu çeklerin kayıt dışı deri satışı karşılığı düzenlendiği hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulduğundan bahsedilemeyeceğinden dava konusu cezalı tarhiyatın söz konusu çeklerden kaynaklı kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı,
dava konusu cezalı tarhiyatın mal ihracaatından dolayı iade talep edilen katma değer vergisi tutarlarının reddi ve alınan iadenin geri alınmasından bahisle yapılan kısmı yönünden ise, davacı tarafından ilgili firmalardan yatan bedellerin ihracat yapılan mallara ilişkin olduğu, bu firmaların ihracat yapılan firmalar adına yatırıldığı ve bakiyelerin bu şekilde kapatıldığı, para transferi yapan firmaların ihracat yapılan firmaların ilişkili olduğu ve kalan tutarların daha sonraki yıllarda kapatıldığının beyan edildiği,
davacının yurt dışı satışlara ilişkin faturaları yasal defterlerine kaydettiği, fatura içeriği malların şirketin faaliyet alanı ile ilgili olduğu, kısmi ödeme yapan yurt dışı firmalar ile şirketin ticari faaliyetinin olmadığı belirtilmekte ise de ödeme yapan firmaların ihracat yapılan firmalarla ilişkili olduğuna dair beyanın aksine bir tespitte bulunulmadığı, davalı idarece belirtilen hususların aksine olan somut ve objektif tespitler yapılmadığı, varsayımla hareket edildiği anlaşıldığından,
dava konusu tarhiyatın, mal ihracatından dolayı iade edilen katma değer vergilerinin geri alınması gerektiğinden bahisle yapılan tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği, dava konusu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak ise, davalı idarece alışların hangi tarihte, hangi miktarda ve kimlerden yapıldığı, dolayısıyla alınması gereken faturaların hangi tutar ve tarihlerde kimlerden alınmadığı yönünde yapılmış herhangi bir somut tespit bulunmadığı, öte yandan kesilen cezanın, maddenin öngörülüş amacına da uygun düşmediği anlaşıldığından,
cezai yaptırıma bağlanan söz konusu fiillerin bütün unsurları ortaya konulmadan kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, cezalı tarhiyatın ... tarih ve ... nolu (KDV hariç) 500,000,00-TL tutarındaki faturaya denk gelen tarhiyat dışında kalan kısmı ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca dava konusu tarhiyatların yapıldığı ve hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4010, K. 2023/5307, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama