KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4277 E., 2023/3850 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/4277
- Karar No
- 2023/3850
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (…Malmüdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacı şirketin elektronik tebligat adresine gönderilerek elektronik ortamda tebliğ edildiği, anılan ihbarnamelere karşı dava açılmadığı, dava konusu ödeme emri muhteviyatı amme alacaklarının usulüne uygun olarak tebliğ edilip vadesinde ödenmeyerek kesinleştiği, bununla birlikte ödeme emrine itiraz sebeplerinin Kanun'da tahdidi olarak sayıldığı,
davacı tarafından ihbarnamenin tebliğine ilişkin hususlar haricinde ödeme emri aşamasında ileri sürülen iddiaların ihbarname aşamasında değerlendirilerek çözümlenmesi gereken nitelikte bulunduğu ve bu aşamada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından elektronik tebligat adresi edinme başvurusunda bulunulmadığının iddia edildiği, 17/11/2021 tarihli ara kararı ile davalı idareden "Vergi Usul Kanunu 456 ve 511 seri numaralı Genel Tebliğ hükümlerine göre 17/12/2020 tarihinde aktive edilen e-tebligat adresine ilişkin e-tebligat başvuru formunun" istendiği, davalı idarece gönderilen cevap yazısında, davacının dairelerine herhangi bir e-tebligat başvuru talebinin olmadığının bildirildiği,
dolayısıyla tebliğin geçerli sayılması halinde doğuracağı hukuki sonuçlar da dikkate alındığında olayda, davacı tarafından doldurulup sistem üzerinden sunulan veya haricen düzenlenen bir elektronik tebligat talep bildirimi olduğu ispatlanmaksızın yapılan aktivasyon kaydının geçerliliğinin bulunmadığı ve cep telefonu numarası ile e-posta adresini bildirmesinin tek başına elektronik tebligat talebinde bulunduğunu göstermeyeceği, dolayısıyla davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin e-tebliğ yoluyla tebliğinin usulüne uygun olmadığı ve ortada kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmadığı,
bu durumda, usulüne uygun olarak ihbarname tebliğ edilmeksizin davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin tebliğ edilerek kesinleştiği, ödeme emrine karşı borcun bulunmadığına ilişkin açılan davanın süresinde olmadığı ve usulen reddi gerektiği, öte yandan davacı hakkında vergi tekniği raporu düzenlendiği ve raporda kazancın vergilendirilmesi ile ilgili açıklamalara yer verildiği, Mahkemece eksik incelemede bulunulduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4277, K. 2023/3850, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama