KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4879 E., 2023/973 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Esas No
- 2022/4879
- Karar No
- 2023/973
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, … Oto Koruma Sistemleri Reklamcılık Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Ş.ti. 'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila …, … ila … sayılı ve … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde öngörülen sorumluluk, beyannameleri imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeler ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından kaynaklanan bir sorumluk olduğu,
davacı hakkında düzenlenen sorumluluk raporuyla, asıl mükellef adına salınan vergi ve kesilen cezalardan davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği sonucuna ulaşılmış ise de, anılan kanun hükmü uyarınca serbest muhasebeci mali müşavirlerin sorumlu tutulabilmesi için imzalanan beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına bu kayıtların da belgelere uygun olarak yapılmamış olması nedeniyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi şartının gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda davacının asıl amme borçlusu şirketin kısa süre muhasebeciliğini yaptığı da göz önüne alındığında,
keza verilen beyannamelerdeki vergi kaybının nasıl oluştuğunun ve beyannameler ile belgeler arasında vergi ziyaına neden olan aykırılığın bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği, olayda ise bu yönde bir tespitin bulunmadığı, dava konusu ödeme emri içeriği borçların, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmayıp, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaparak kazancını gizlediği görüşünden hareketle bulunan matrahlar üzerinden yapılan cezalı tarhiyatlara dayandığından,
mükellef adına salınan vergi ve kesilen cezalardan davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması suretiyle adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunma ve istinaf dilekçelerinde belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4879, K. 2023/973, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama