KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1617 E., 2023/3922 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Esas No
- 2023/1617
- Karar No
- 2023/3922
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) … Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
2-(DAVACI) … İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş. VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Ankara Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığınca ihalesi yapılan … ihale kayıt numaralı "Mamak Yenimutlu - Ahmet Hızal - 29 Ekim - Ege - Selçuklu - Gülveren - Vehbi Dinçer Okulları Yapım İşi" kapsamında ödenen sözleşme damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın gecikme zammıyla birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket tarafından üstlenilen ihtilafa konu eğitim yapıları yapım işinin, Ankara Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı-Yatırım İzleme Müdürlüğü vasıtasıyla davacı şirkete yaptırıldığı, söz konusu okul yapım işlerine ilişkin harcamaların 222 sayılı ilköğretim ve eğitim kanununun 78. ve 83. maddeleri gereği damga vergisinden muaf tutulması gerektiğinin anlaşılması karşısında imzalanan sözleşme kapsamında damga vergisi tahsilatının açık bir vergilendirme hatası olduğu,
ödenen verginin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; söz konusu damga vergisinin tahsilatında, davacı şirkete bir kusur yüklenemeyeceğinden, davacı şirketin talebi doğrultusunda ödenecek faiz miktarının, tahsil tarihinden itibaren gecikme zammı oranında hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler, mahkeme kararının damga vergisi aslına yönelik hüküm fıkrası ile faize ilişkin hüküm fıkrasının tecil faizi oranına göre hesaplanacak faize isabet eden kısımının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı, faize ilişkin hüküm fıkrasının tecil faizi oranını aşan kısmına gelince.
15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceğinin açıkça düzenlendiği, 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağının öngörüldüğü,
diğer bir ifadeyle, vergi idaresince, mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça hüküm altına alınmış bulunduğundan, davacıya iadesine karar verilen damga vergisi tutarı için tecil faizi oranında faizin hesaplanmasının yasa gereği olduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulü ile Mahkeme kararının, faize ilişkin hüküm fıkrasının tecil faizi oranına göre hesaplanacak faiz tutarını aşan kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
Olayda açık vergilendirme hatası bulunmayıp hukuki yorum gerektiren bir durum söz konusu olduğundan Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, yargıya intikal eden vergilendirme işlemlerinde idarece faiz ödenebilmesinin ancak kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi durumunda söz konusu olacağı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI
Damga vergisinin gecikme zammı oranında faiz ile iadesinin gerektiği, faizin fer'i bir alacak olması ve davadaki haklılığı etkilememesi nedeniyle aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin haksız olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalı idarece savunma verilmemiştir. Davacının savunması, yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/1617, K. 2023/3922, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama