KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3122 E., 2024/1097 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas No
- 2023/3122
- Karar No
- 2024/1097
- Temyiz eden (davacı)
- ... İnşaat Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2017/Aralık dönemindeki indirimli orana tabi teslimleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali ile katma değer vergisi iade alacağının dilekçe tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından ... ada ... parsel üzerinde inşa edilen yapılara ait ... tarih ve ..., ..., ... ile ... sayılı Yenimahalle Belediyesince düzenlenen yapı ruhsatlarında A, B ve C bloklarındaki bağımsız bölümlerin niteliğinin ofis/işyeri, D bloğundaki bağımsız bölümlerin niteliğinin ise dükkan olmasına karşın, inşa edilen 754 bağımsız bölümünden 43 adet dükkan dışında kalan kısmın konut olarak inşa edilmesinden ve konut olarak teslimi gerçekleştirildiğinden bahisle %1 oranında katma değer vergisine tabi olduğu ve indirilemeyen verginin iadesinin talep edildiği,
iade talebinin; satışı yapılan taşınmazların inşaat ruhsatının konut olarak değil, işyeri olarak verildiği hususu dikkate alınarak, satışların %18 katma değer vergisi oranına tabi tutulması gerektiğinden bahisle, Ankara İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemiyle reddedildiği, olayda, davacı şirket tarafından, gerçekleşen projenin sonucunda bağımsız bölümlerin konut olarak inşa edildiği,
konut olarak satıldığı ve fiilen kullanımının da konut olduğundan bahisle ve aynı zamanda daire büyüklüklerinin 150 metrekareden az olduğu belirtilerek uygulanacak vergi oranının %1 olması gerektiği iddia edilmişse de, taşınmaz teslimlerinde esas alınması gereken kıstasın inşaat ruhsatı olduğu,
kişilerin hangi amaçla sattıkları veya alanların hangi amaçla kullandıklarının uygulanacak vergi oranının tespitinde önem arz etmeyeceği, aksi halde bağımsız bölümlerin hukuki nitelendirilmesinin kullanıcıların tercihine bırakılmış olacağı ki bu durumun da vergilendirme tekniğine aykırı bir durum oluşturacağı, bu noktada belediyece verilen ruhsatta bağımsız bölümlerin iş yeri (ofis, büro) olarak isimlendirildiği hususu tartışmasız olup, bağımsız bölümlerin tercihen işyeri olarak kullanımının önünde bir engel bulunmadığı,
bu durumda, konut olarak satışlarının gerçekleştirildiği iddia edilen, ancak işyeri olarak ruhsatlandırılan ve işyeri olarak yapı kullanım izni bulunan bağımsız bölümlerin tesliminden kaynaklanan katma değer vergisi iadesi isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Proje sonucunda bağımsız bölümlerin konut olarak inşa edildiği, konut olarak satıldığı ve fiilen kullanımının da konut olduğu, aynı zamanda daire büyüklüklerinin 150 metrekareden az olduğu belirtilerek uygulanacak vergi oranının %1 olması gerektiği, dolayısıyla iade taleplerinin yasaya uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/3122, K. 2024/1097, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama