KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3241 E., 2024/1766 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/3241
- Karar No
- 2024/1766
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı - …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Alüminyum Doğrama Isı Yalıtım Cam İnşaat Taahhüt Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- .. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin dayanağı vergi ve ceza ihbarnamelerinin davacı şirkete elektronik ortamda usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, süresinde dava açılmaması nedeniyle kesinleştiği anlaşıldığından, vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya,
tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğunun hükme bağlandığı, Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmalarının mümkün olmadığı,
tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı, "Diğer Hususlar" başlıklı 10. bölümünde ise. Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın muhataplara elektronik tebligat sistemi ile tebliğ edilebileceği gibi Kanunda yer verilen diğer tebligat hükümlerine göre de tebliğ edilebileceğinin düzenlendiği, diğer taraftan.
213 sayılı Kanunun 101. maddesinde, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, tüzel kişilerde kanuni temsilcinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine yapılacağının hükme bağlandığı, olayda; davacı şirketin mükellefiyet kaydının 30/04/2019 tarihinde re'sen terkin edildiği, ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin 06/07/2019 ve 27/07/2019 tarihlerinde elektronik ortamda tebliğ edildiği,
yukarıda metnine yer verilen Tebliğde tüzel kişilerde ticaret sicilinden silinme tarihi itibarıyla elektronik tebligat adresinin re'sen kapatılacağı düzenlemesine yer verilmesi karşısında, mükellefiyeti idarece re'sen terkin edilen şirkete elektronik ortamda tebliğ yapılması mümkün olmadığından, Tebliğin 10. bölümünde belirtildiği üzere, şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin, elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle tebliğ edilmesi gerektiği, bu durumda;
mükellefiyet kaydı re'sen terkin edilen şirkete, terkin tarihinden sonra yapılan elektronik tebligatların geçerli olmadığı, diğer bir ifadeyle ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği sonucuna ulaşıldığından, tahakkuk etmeyen alacakların tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı vergi ve ceza ihbarnamelerinin davacı şirkete elektronik ortamda usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, süresinde dava açılmadığı ve vadesinde ödeme yapılmadığından, usulüne uygun olarak kesilenleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz kararında yazılı gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı şirket adına düzenlenen .. tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.
Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi hali (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de tüzel kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davacı şirket hakkında düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin şirketin mükellefiyet kaydı re'sen terkin edildikten sonra 06/07/2019 ve 27/07/2019 tarihlerinde elektronik ortamda şirkete tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve söz konusu tebliğlerin usulüne uygun olduğu görüldüğünden, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/3241, K. 2024/1766, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama