KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3574 E., 2024/1567 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Esas No
- 2023/3574
- Karar No
- 2024/1567
- Temyiz eden (davacı)
- ... Madencilik A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, iştirak hissesi satış zararının %75’lik kısmının dönem kazancından gider olarak indirilmesi gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine fazladan tahakkuk ettirilen 4.035.096,47.-TL tutarındaki kurumlar vergisinin kaldırılması ve anılan tutarın faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, 03/01/2020 tarihli yönetim kurulu kararıyla, davacı şirketin sahibi olduğu Polimetal Anonim Şirketinin sermayesinin yarısını temsil eden 1,00-TL nominal bedelli 97.535.280 adet iştirak hissesinin tamamının ...
Anonim Şirketine devrine karar verilerek pay defterine kaydedildiği, devir işlem bedelinin 73.080,149,80-TL olarak belirlendiği ve iştirak hisselerinin satışına ilişkin olarak 10/01/2020 tarihli fatura düzenlendiği, satış bedelinin tahsil edilmediğinin belirtildiği,
ancak iştirak hisse senetlerinin alış ve satış tutarları arasındaki 24.455.130,20-TL'nin iştirak hissesi satış zararı olarak kayıt altına alındığının anlaşıldığı olayda, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesinin kabul edilemeyeceği, bunun tek istisnasının iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderlerinin olduğu,
diğer bir ifadeyle, iştirak hisseleri alımıyla ilgili olarak yapılan finansman giderlerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi olanaklı iken kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin olarak yapılan giderlerin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilemeyeceği, aynı şekilde, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançların elde edilmesi sırasında zarar doğması halinde bu zararların da istisna kapsamı dışındaki gelirlerden indirilmemesi gerektiği sonucuna varıldığından,
iştirak hissesi satışından doğan zararın %75'lik kısmının kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul edilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan kurumlar vergisi tahakkukun hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İştirak hissesi satış işleminin istisna kapsamındaki faaliyetlerinden olmadığından olayda kurumlar vergisi kanunun 5/3.maddesinin uygulama yeri bulunmadığı, iştirak hissesi satış zararının işlem zararı olduğu ve zarar tutarının öz sermaye tutarını azalttığı, satış bedelinin tahsil edilmediği, istisna yararlanmak için aranan şartların oluşmadığı dolayısıyla zararın tamamının kazancın tespitinde dikkate alınması gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/3574, K. 2024/1567, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama