KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4579 E., 2024/1174 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Esas No
- 2023/4579
- Karar No
- 2024/1174
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararına dayanılarak re'sen tarh edilen 2018 yılı basit usulde ticari kazanç vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının ihtilaflı dönemde vermiş olduğu beyanname ile pos cihazıyla yapılan satış tutarlarına ilişkin VEDOP sisteminden elde edilen işlem dökümlerinin karşılaştırılması neticesinde, ortaya çıkan uyumsuzluk nedeniyle ilave matrah takdir olunduğu, ticari faaliyette normal ve mutat olanın dönem beyanlarının kredili satışlardan fazla olması olduğu,
bütün satışların krediyle yapıldığı kabul edilse dahi, beyan olunması gereken satışların en az bu kredili satışlar kadar olması gerektiğinden, 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (b) bendi uyarınca, davacının pos cihazıyla yapılan satışlarını gösterir kayıtların maddi delil olarak kabulü gerektiği, bu durumda, POS cihazıyla yapılan satış tutarları ile beyan edilen satış tutarları arasındaki farkın ispat yükümlülüğünün davacıya ait olmasına karşın, davacı tarafından, aksi yönde ispat edici bilgi ve belge ibraz edilmediği ve ilave matrah takdirinin de tespit edilen fark tutarların altında olması karşısında,
dönem matrahının takdiri amacıyla takdir komisyonuna gidilmesinde ve takdir olunan matrah üzerinden cezalı vergi tarh olunmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının bir kısım hasılatını beyan dışı bıraktığı husususun POS satışlarının tespit edilmiş olması nedeniyle olayda re'sen tarh koşullarının varlığı mevcut olmakla birlikte, re'sen vergi tarhının amacının yükümlülerin beyan dışı bıraktıkları gelirlerin gerçeğe en yakın biçimde saptanabilmesi olduğundan, matrah takdir edilirken gerekli inceleme ve araştırma yapılarak dayanakları ile birlikte elde edilen gelirin somut olarak ortaya konulması gerektiği, takdir komisyonunca davacının beyan etmediği gerçek kazancı belirlenirken, öncelikle davacıya ulaşılarak defter ve belgelerinin istenilmesi,
davacının da bilgisine başvurulması, gelir ve giderlerinin belirlenmesi, gerekirse sektördeki karlılık oranı tespit edildikten sonra gerçeğe en yakın biçimde matrah takdir edilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak takdir edilen matrah üzerinden yapılan vergi ziyaı cezalı basit usulde ticari kazanç vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespiti üzerine idare tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/4579, K. 2024/1174, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama