KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5447 E., 2024/1170 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Esas No
- 2023/5447
- Karar No
- 2024/1170
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, YMM Katma Değer Vergisi İadesi Tasdik Raporu uyarınca 2018 dönemindeki indirimli orana tabi konut teslimlerinden kaynaklanan katma değer vergisinin iadesinden 180.356,73-TL tenzil yapılmasına dair ...tarih ve ... sayılı işlemin, 180.019,55-TL'lık kısmının iptali ile 180.019,55-TL katma değer vergisinin iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, uyuşmazlığın, davacı şirketin ortağına yapılan konut teslimlerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu anlamında teslim kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı, davalı idarece, ortaklara yapılan teslimin nihai tüketim amacıyla yapılmadığı,
işletmeden çekmek suretiyle ortaklar adına fatura edilen konutların daha sonra başkalarına satılabileceği dolayısıyla kanuni anlamda teslimin söz konusu olmadığı iddiasıyla iade talebi reddedilmişse de, 3065 sayılı Kanun'un 2. maddesinde teslim tarif edilirken nihai tüketimden bahsedilmediği dikkate alındığında teslim için aranan tek koşulun tasarruf hakkının devredilip devredilmediği olduğu,
dava dosyasında da yer aldığı üzere, davacı şirket tarafından ortaklara satışı yapılan taşınmazların ortaklar tarafından bizzat taraf olarak imza edilen kira sözleşmeleriyle kiraya verildikleri, böylece taşınmazlar üzerindeki tasarruf haklarının tamamen devralan ortaklara ait olduğunun anlaşıldığı, yine anılan Kanun'un 3. maddesinde, vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesinin, vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesinin teslim sayılan haller arasında yer aldığı,
söz konusu karşılıksız işletmeden çekme hallerinin dahi teslim sayılması karşısında, davacı şirket tarafından yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında inşa edilen konut ve işyerlerinin ortaklar adına fatura edilmesi suretiyle yapılan satışların, 3065 sayılı Kanun'un aradığı anlamda teslim olduğunun kabulü gerektiğinden, davacı şirketin, ortaklarına 2018 yılında konut tesliminden doğan 178.176,83-TL katma değer vergisi iade alacağı talebinin reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği,
tenzil edilen 1.842,72-TL'lik katma değer vergisi iadesi yönünden ise, olayda, indirimli orana tabi katma değer vergisi iadesinden 1.842,72-TL'lik tenzil yapılmasına ilişkin işlemin, satışı yapılan bir kısım taşınmazların tapu takyidat kayıtlarındaki ipotek tesisine ilişkin bilgilerden, ipotek tesis eden bankalarca yapılan ekspertiz değerlerine ulaşılarak, taşınmazların bankalardan alınan ekspertiz değerleri ile fatura tutarları arasındaki farktan dolayı %1 oranında hesaplanan katma değer vergisi iadesi alacağına bloke konulmasına ilişkin olduğu,
davalı idarece, taşınmazların gerçek satış bedellerinin herhangi bir yoklama, araştırma yapılmadan, kesin olarak bir tespit ortaya konulmadan, satış bedelinin banka eksper değerleri üzerinden olduğunun kabulü ile katma değer vergisi iadesinden, eksper incelemesi bulunan dairelere ilişkin katma değer vergisinin tenzil edildiği anlaşıldığından, eksik inceleme ve tespite dayanılarak varsayım yoluyla tenzil edilen katma değer vergisi iadesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 180.019,55-TL'nin davacı şirkete iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına tesis edilen işlemlerde yasal isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/5447, K. 2024/1170, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama