KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5599 E., 2024/1495 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Esas No
- 2023/5599
- Karar No
- 2024/1495
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin dayanağı vergi/ceza ihbarnamelerinin "adresin kapalı olduğu" keyfiyeti tebliğ alındısı üzerine yazılarak 30/10/2018 tarihinde tebliğ edilemediği, tebliğ evrakının merciine iade edildiği, 31/10/2018 tarihinde ikinci kez tebligata çıkıldığı, site yönetiminin beyanı üzerine 31/10/2018 tarihinde tebligat pusulası kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ işleminin tamamlandığının görüldüğü,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebliğ işlemlerini ayrıntılı olarak düzenleyen hükümlerinde, tebliğ edilemeyen tebliğ evrakının merciine iade edilmesinden sonra münasip bir süre sonra ikinci kez tebliğ edilmek üzere tebligata çıkarılacağının kurala bağlandığı, olayda ise muhatabına tebliğ edilmek üzere dağıtıma çıkarılan tebliğ evrakının 30/10/2018 tarihinde teslim edilememesi üzerine 31/10/2018 tarihinde ikinci kez tebliğ edilmeye çalışıldığı, her iki tebliğ işlemi arasında kanun koyucu tarafından aranılan münasip süre şartının olayda gerçekleşmemesi sebebiyle de tebligat işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu,
bu durumda, vergi/ceza ihbarnameleri ile usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleştirilmiş bir vergi alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, usulsüz olarak yapılan tebligat esas alınarak vergi borçlarının kesinleştirildiğinden ve ödenmediğinden bahisle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı vergi ceza ihbarnamelerinin tebliği için davacının adresine 30/10/2018 tarihinde gidildiği ve "Adresin kapalı olduğu" şerhi tebliğe görevli memur tarafından adı soyadı yazılıp imzalanarak, tebliğ evrakının merciine iade edildiği,
aynı adrese 31/10/2018 de 2. defa gidildiği ve site yönetiminin beyanı üzerine "Adı geçen şahsın sitede bulunmadığına" dair şerhin ve yine tebliğe görevli memur tarafından adı soyadı yazılıp imzalandığı ancak davacının adresine gidildiğine dair düzenlenen ikinci tebliğ alındısında davacının adresinde bulunmaması nedeniyle tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren "tebligat pusulası muhatap" nüshasının kapıya yapıştırıldığına dair bir ibareye yer verilmediği, dolayısıyla dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından,
usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmeyen ihbarnamelere dayanılarak kamu alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
... Grup Demir Akaryakıt İnşaat Oto Yedek Parça Madeni Yağ Makina Elektrik Temizlik Gıda Nakliyat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti.'nin sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği hakkında düzenlenen vergi suçu raporuyla sabit olan davacı hakkında yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı tarafından, adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. Maddesinde; hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni ve İdari Süreler" başlıklı 14. maddesinde; vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edildiği, Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde onbeş günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliğ yapacak olan idarenin belirleyeceği ifade edilmiştir.
Aynı Kanunun 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek,
tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek,
tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı sayılı ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacının ikametgah adresinde ilk defa 30/10/2018 tarihinde tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak adresin kapalı olduğu belirtilerek tebliğ evrakının iade edildiği, aynı adrese ikinci kez 31/10/2018 tarihinde gidildiği ve aynı tarihli tebliğ alındısında site yönetiminin beyanı üzerine "Adı geçen şahsın sitede bulunmadığı" şeklinde şerh düşülerek söz konusu ihbarnamelerin adresin kapısına pusula yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği görülmüştür.
Bu durumda, davacının ikametgah adresine ilk defa 30/10/2018 tarihinde gidildiği, adres kapalı olduğundan bahisle tebliğ evrakının iade edildiği, daha sonra aynı adrese 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14 ve 102. maddeleri uyarınca münasip bir süre beklenmeksizin ihbarnamelerin 1 (bir) gün sonra 31/10/2018 tarihinde ikinci kez aynı adrese tebliğe çıkarıldığı, iki tebligat arasında beklenilen sürenin makul kabul edilemeyeceği, münasip süre beklenmeksizin yapılan bu tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, ihbarnamelerin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun kesinleşmeyen vergi borçlarına yönelik tanzim edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/5599, K. 2024/1495, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama