KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5969 E., 2024/1737 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/5969
- Karar No
- 2024/1737
- Temyiz eden (davalı)
- ... Malmüdürlüğü-...
- Karşı taraf (davacı)
- ... İhr. San. Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Hava yolu yolcu taşımacılığı faaliyeti ile iştigal eden davacı şirket adına belgesiz satış yapmak suretiyle bir kısım hasılatını kayıtdışı bıraktığı ve geçmiş yıl zararının 0,00-TL olarak alınması gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re'sen tarhedilen geçici vergi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu geçici verginin matrah yönünden bağlı olduğu 2015 takvim yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiğinden, anılan karardaki aynı hukuki nedenler ve gerekçe uyarınca, dava konusu vergi ziyaı cezalı geçici vergilerinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 2014, 2015, 2016 ve 2017 hesap dönemlerinde belgesiz satış fiilinin olduğundan davacının söz konusu dönemlere ait defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalarının, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkân vermeyecek
derecede noksan, usulsüz veya karışık olması nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 30/4'üncü maddesi uyarınca re'sen takdir nedeni bulunduğu, bu nedenle davacının 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı yasal defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda hakkında ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiği,
söz konusu raporda yer verildiği üzere davacının dava konusu dönemde bir kısım hasılatını kayıtdışı bıraktığı, mükellef kurum temsilcisi vekili belgelendirilemeyen komisyon gideri olduğunu beyan etmiş olsa da komisyon ödediği kişinin, acentanın, otelin vs. adı, soyadı ödediği tarih gibi hususları gösterir tevsik edici bir belge ibraz edilememesi,
ellerinde tevsik edici başkaca bir belge sunulamaması nedeniyle sektörde komisyon ödemeleri her ne kadar bilinen bir gerçek olsa da mükellef kurum tarafından ibraz edilen vesika bulunmadığından ayrıca bu hususlar için izlenebilecek başkaca bir tespit yolunun bulunmamasından dolayı iddia konusu komisyon maliyeti tutarının hesaplanmasına ve dikkate alınmasına imkân bulunmadığı, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan Mahkeme kararında atıf yapılan karar, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 17/04/2024 tarih ve E:2023/5962, K:2024/1736 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/5969, K. 2024/1737, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama