KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/700 E., 2024/834 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/700
- Karar No
- 2024/834
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... San. ve Tic. A.Ş.
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket ile ... İnşaat AŞ arasında imzalanan 10/08/2016 tarihli “İyidere-Kendirli İl Yolu Km 0+000+11+296,40 Toprak İşleri, Sanat Yapıları, ÜstYapı İşleri Yapılması İnşaatı İşi” sözleşmesinin belli bir bedel içerdiğinden bahisle 2016/Ağustos dönemi için tarh edilen damga vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; sözleşmelerin damga vergisine tabi olabilmesi için belli bir parayı ihtiva etmesinin zorunlu olduğu, aksi takdirde nisbi esasa göre vergilendirilemeyeceği, sözleşmenin belli bir parayı ihtiva etmesinin ise, imzalandığı tarihte tutarının bilinmesi veya eklerinde belli paranın tespitine imkan veren verilerin bulunması, miktarın hesap edilebilir olmasını gerektiği, davacı tarafından her ne kadar uyuşmazlığa konu sözleşmede bedel belirtilmediği iddia edilmekte ise de, Karayolları 10.Bölge Müdürlüğü ile davacı işvereni ...
İnş. Mad. San. ve Tic.AŞ. arasında yapılan sözleşmede miktarın sözleşmede yazılı olması, dolayısıyla imzalandığı tarihte belli bir parayı ihtiva ettiği ve belli paranın tespitine imkan veren verilerin bulunduğu anlaşıldığından re'sen tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu damga vergisi tarhiyatının ikamelen, re'sen veya idarece tarh yöntemlerinden hangisi ile yapıldığının açık ve net olmadığı, her ne kadar Mahkeme kararında re'sen tarh olduğu belirtilmiş ise de, dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerde bu durumun net olarak ortaya konulmadığı, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatında da durumun net bir şekilde belirtilmemiş olduğu,
davalı idare tarafından ilk defa ve re'sen vergi tarhiyatı yapılacak ise 213 sayılı Vergi usul Kanunu'nun ilgili hükümleri gereği öncelikle ve mutlaka vergi inceleme raporu ile hesaplanan vergi veya takdir komisyonu kararı ile belirlenen matrah nispeti üzerinden ve bunlara dayanılarak tarhiyatın yapılması zorunlu olup, ikmalen veya idarece tarh yapılacak ise maddi olay tutanak ile tespit edilerek ve bu durum açık şekilde belirtilerek bu şekilde tarhiyat yapılması zorunluyken,
kanunen öngörülen usuller gözetilerek yapılmadığı anlaşılan dava konusu cezalı tarhiyatta mevzuata ve hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararı kaldırıldıktan sonra davanın kabulüne, vergi ziyaı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, uyuşmazlığa konu sözleşme belli para içerdiğinden yapılan dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/700, K. 2024/834, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama