KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/7640 E., 2024/515 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/7640
- Karar No
- 2024/515
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacılar)
- … Mirasçıları
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
1) … 2) … 3) … 4) … 5) … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
Davacı müteveffa … adına, gayrimenkul satım faaliyetinden elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2019 ve 2010 yılları için re'sen tarh edilen gelir vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından bozulması sonrasında;
karar düzeltme aşamasında davacı …'in vefat ettiğinin anlaşılması nedeniyle Danıştay Dördüncü Dairesince verilen bozma kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Mahkemelerine gönderilmesi üzerine, dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırılan dosya ile ilgili olarak davalı idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilediği ve davayı takip hakkı kendisine geçenlerin başvurduğu görüldüğünden, dava dosyası işleme konularak yeniden inceleme yapılmak suretiyle ihtilaf konusu taşınmazların bulunduğu arsanın daha önce … ada … ve … parsel şeklinde olduğu,
25/08/2004 tarihinde satın alındığı, söz konusu iki parselin 26/09/2007 tarihinde tevhit işlemi sonucunda … ada … parseli oluşturduğu, yeni oluşan parsel üzerinde de 18/06/2008 tarihinde kat irtifakı tesis edilmek suretiyle satışı yapılan bağımsız bölümlerin oluştuğu, davacı müteveffanın 25/08/2009, 19/01/2010, 29/04/2010 tarihlerinde yapmış olduğu taşınmaz satışları yönünden, 25/08/2004 tarihinin iktisap tarihi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra,
arsa üzerine inşa edilen ve kat irtifakı tesis edilen bağımsız bölümlerin elden çıkarılmasından doğan kazancın değer artış kazancı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 05/02/2009 tarihinde yapılan gayrimenkul satışı yönünden ise, gayrimenkulün iktisap bedelinin yeniden değerleme oranı uyarınca 32.110,00-TL olarak baz alındığı, satış bedelinin de 35.000,00-TL olduğu ve davacının 2.890,00-TL tutarında gelir elde ettiği tespit edildiği, bu tutarın ihtilaf konusu yıl için belirlenen istisna tutarının (7.600,00-TL) altında kalması nedeniyle, davacı müteveffa …'in beyanname verme yükümlülüğünden bahsetmek mümkün olmadığından,
değer artış kazancı elde ettiğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı müteveffa …'in ihtilaf konusu dönemlerde yapmış olduğu gayrimenkul satışları nedeniyle elde ettiği değer artış kazancını beyan etmediğinden bahisle takdire sevk edildiği ve takdir komisyonunca 193 sayılı Kanun'un mükerrer 80. maddesine istinaden istisna tutarı da düşülerek belirlenen matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/7640, K. 2024/515, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama