KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/951 E., 2023/1836 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2023
- Esas No
- 2023/951
- Karar No
- 2023/1836
- Temyiz eden (davalı)
- .... İdaresi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ... Beton Sıva İnş. San. Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından,6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında inşa edilen .... İli,... İlçesi, .... Mahallesi, ... parselde kayıtlı muhtelif bağımsız bölümlerin satın alınması sırasında ödenen toplam 323.756,75-TL tapu harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali ve ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla.
6306 sayılı Kanun'un 7/9 maddesi uyarınca dönüşüm uygulamaları sonrasında inşa edilen yeni yapıların hak sahibi maliklerle müteahhitler tarafından üçüncü kişilere yapılan ilk satış, devir ve tescil işlemlerinde harç istisnası uygulanması gerektiği; uyuşmazlıkta, düzeltme-şikayet başvurusunun zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığı, dosyada mübrez Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü yazılarından bağımsız bölümlerin yerine inşa edildiği taşınmazın riskli yapı niteliğinde olduğu ve UYAP sorgulama ekranından yapılan kontrollerde tapu kaydında riskli yapı şerhinin bulunduğu,
iadeye konu bağımsız bölümlere ait tapu senedi örnekleri ile tapu harcının davacı şirket tarafından ödendiğini gösterir belgelerin dava dosyasına sunulduğu, ekli tapu senetlerinde yazılı satış bedelleri üzerinden satış tarihlerinde geçerli tapu harcı oranları dikkate alınarak hesaplanan ve davacı şirket (alıcı) adına tahakkuk eden tapu harcı tutarının iadesi istenilen tapu harcı tutarı ile aynı olduğu, davaya konu satış işlemlerinin uygulama sonrasına ait ilk satış işlemi niteliğinde olduğu ve davacı şirketin bahse konu bağımsız bölümler nedeniyle tahakkuk eden tapu harcına dair alım-satım işlemlerinin tarafı (alıcı) olduğunun görüldüğü,
bu durumda, davacı şirket tarafından dava konusu bağımsız bölümlerin ilk satış işlemi kapsamında satın alınmasına dair işlemlerin harçtan müstesna olduğu ve bu işlemler için tapu harcı tahsil edilmemesi gerektiği, dolayısıyla vergiden müstesna olan devir işlemleri için harç tahsil edilmesinin açık vergi hatası (mevzuda hata) teşkil ettiği sonucuna varıldığından,
dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, 323.756,75-TL tapu harcının her bir bağımsız bölüm itibariyle ayrı ayrı tahsil tarihlerinden itibaren tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satış işlemlerinin istisna kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu konuda emsal yargı kararları bulunduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/951, K. 2023/1836, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama