İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 10. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 10. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı E.2012/5540 K.2015/4312

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava, Azerbaycan uyruklu olan ve Türk vatandaşıyla evlenen davacının, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak istemiyle yaptığı başvurunun, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16.maddesinin…

Esas2012/5540Karar2015/4312Tarih13 Ekim 2015Okuma5 dk · 931 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2012/5540 E., 2015/4312 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
13 Ekim 2015
Esas No
2012/5540
Karar No
2015/4312
Temyiz Eden (Davalı)
/ ANKARA
Vekili
—
Karşı Taraf (Davacı)
—
İstemin_Özeti
...15. İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ...tarih ve ... sayılı kararın 2577 sayılı Kanun'un 49.maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Düşüncesi
Temyiz isteminin kabulüyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

931 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava, Azerbaycan uyruklu olan ve Türk vatandaşıyla evlenen davacının, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak istemiyle yaptığı başvurunun, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16.maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şartları taşımadığından bahisle reddine ilişkin 24/6/2011 tarih ve 56487 sayılı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

...15.

İdare Mahkemesinin ...tarih ve ... sayılı kararıyla, her ne kadar davacı ile Türk vatandaşı olan eşinin aynı çatı altında bir arada yaşamadıkları belirtilmekte ise de, davacının eşinin çalıştığı yerde aynı zamanda 24 saat esası üzerine bekçilik yaptığı, ev sahiplerinin şehir merkezinde başka bir evinin daha bulunduğu ve genelde orada ikamet ettikleri, yazlık olarak kullanılan evin boş ve bahçe duvarlarının alçak olması sebebiyle evin güvenliğinin davacının eşi tarafından sağlandığı, zaman zaman kendisinin eşinin çalıştığı ve gece bekçilik yaptığı yere giderek oranın temizliğini yaptığı ve eşinin diğer ihtiyaçlarını karşıladığı,

dolayısıyla da Türk vatandaşı olan eşin yapmış olduğu iş itibariyle davacının sürekli olarak onunla aynı çatı altında yaşamalarına imkan bulunmadığı, bununla birlikte davacının eşi tarafından kendisinin ikameti için şehir merkezinde bir ev kiralandığı ve davacının burada ikamet ettiği, Türk vatandaşı olan eşin zaman zaman gelip bu evde kaldığı, ev kirasının düzenli ve eksiksiz ödendiği, ev sahibinin ve komşularının kendisinden herhangi bir şikayetlerinin olmadığı, ahlaki durum açısından herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşılmadığı ve komşuluk ilişkilerinin iyi olduğu,

öte yandan davacının ikamet ettiği yerin hem eski hem de yeni mahalle muhtarı ile yapılan görüşmelerde, davacının ahlaki durum açısından herhangi bir olumsuz durumunun görülmediği ve kendilerine bu konuda herhangi bir şikayetin gelmediğinin belirtildiği, bununla birlikte davalı idare tarafından davacının, kamu düzeni ve milli güvenlik açısından tutarlı davranışlar sergilemediği ileri sürülmekte ise de, söz konusu durumun soyut kaldığı, somut bir takım bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı; öte yandan, davacının evlendiği tarihten sonra evlilik birliği ile bağdaşmayacak herhangi faaliyetinin veya suç kaydının bulunmadığı anlaşıldığından,

davacının Türk vatandaşlığına alınmamasına yönelik tesis olunun dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idarece, müracaat makamı ve ilgili komisyonca yapılan inceleme ve değerlendirmeler dikkate alınmaksızın karar verildiği, vatandaşlığa alınma hususunda mevzuatın kişilere kesin bir hak tanımadığı, idarenin takdir hakkı bulunduğu ileri sürülerek anılan İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun'un 49.maddesi uyarınca temyiz yoluyla incelenerek bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

12.6.2009 günlü, 27256 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinde, "Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;

a) Aile birliği içinde yaşama,

b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,

c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama şartları aranır." hükmü bulunmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, Azerbaycan uyruklu olan ve 20/10/2007 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacının, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yaptığı başvuru üzerine, davacı hakkında İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan inceleme ve araştırmalar sonucu, 1958 doğumlu olan davacının, 5/11/2007 tarihinden 1/5/2011 tarihine kadar geçerli ikamet tezkeresi aldığı, adreste yapılan araştırmada, davacının yalnız yaşadığı, çevresince tanınmasına karşın Türk vatandaşı eşin çevre ve muhtarlıkça tanınmadığı, Belediyece yapılan yardımlarla geçindiği,

Türk Vatandaşı eşin, bir doktorun yazlığında bulunan tek odalı kulübede yaz kış (24 saat) esasına göre bekçi ve bahçıvan olarak çalıştığı ve yaşadığı, iş sahibince yabancı kadın ile evliliğin bilinmediği, davacıya ait herhangi bir eşyanın kulübede bulunmadığı, davacının evlilik öncesi fuhuş yaparak geçimini sürdürdüğü, Türk vatandaşı eşin beyanlarından, söz konusu evlilikten pişman olmakla birlikte vicdani kaygılarla evliliğini sürdürdüğünün anlaşıldığı, netice olarak aile birlikteliğinin bulunmadığı tespitlerine yer verilerek davacının evlilik gerekçesiyle Türk vatandaşlığını kazanmasının uygun olmayacağı yolunda kanaat bildirildiği;

yine, davacı ve eşi ile yapılan 4/3/2011 tarihli mülakat ve söz konusu emniyet değerlendirmesi de dikkate alınarak hazırlanan komisyon raporunda da, eşlerin birlikte yaşamadıkları, evliliğin Türk aile yapısı, gelenek ve göreneklerine uygun olmadığının anlaşıldığından bahisle davacının 5901 sayılı Kanun'un 16.maddesinde yer alan şartları taşımadığı yolunda kanaat bildirildiği;

idarece de, aile birliği ile bağdaşmayacak faaliyette bulunma ve aile birliği içerisinde yaşamama sebebiyle davacı başvurusunun 5901 sayılı Kanun'un 16.maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendlerinde yazılı şartları taşımadığından bahisle başvurunun reddi yönünde işlem tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bakılan uyuşmazlıkta, davacının, 20/10/2007 tarihinde resmi nikahla Türk vatandaşı ile evlendiği ve evliliğinin başvuru tarihi itibariyle devam ettiği görülmekle birlikte, tarafların ortak meskenlerinin bulunmadığı, aile birlikteliği içerisinde yaşamadıkları, davacının yaşadığı çevrede Türk vatandaşı eşi gören ve tanıyan olmadığı gibi, Türk vatandaşı eşin bekçi ve bahçıvan olarak sürekli çalıştığı ve yaşadığı evin sahibince de evlilik ve davacı hakkında bilgi sahibi olunmadığı dikkate alındığında, 5901 sayılı Kanun'un 16.maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendlerinde yazılı şartları taşımadığı gerekçesiyle Türk vatandaşlığına alınma istemiyle yapılan başvurunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, ...15. İdare Mahkemesinin ...tarih ve … sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine 13/10/2015 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, temyizen incelenen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı, E. 2012/5540, K. 2015/4312, 13 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Esas No
2012/5540
Karar No
2015/4312
Tarih
13 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı E.2012/5571 K.2015/4044
  • Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı E.2012/5692 K.2015/4040
  • Danıştay 6. Daire E.2012/5723 K.2015/5912
  • Danıştay Danıştay 12. Daire Başkanlığı E.2012/6778 K.2015/4972
  • Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı E.2012/6956 K.2015/4045
  • Danıştay Danıştay 12. Daire Başkanlığı E.2012/6999 K.2015/5119

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.