İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 13. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 13. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Danıştay 13. Daire Başkanlığı E.2015/5527 K.2016/364

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Esas2015/5527Karar2016/364Tarih18 Şubat 2016Okuma6 dk · 1.136 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/5527 E., 2016/364 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
18 Şubat 2016
Esas No
2015/5527
Karar No
2016/364
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
—
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
-
Vekili
- Aynı adreste
İstemin_Özeti
... 8. İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının; ödeme emrine esas teşkil eden idarî para cezasının hukuka aykırı olduğu, davacının böyle bir borcunun bulunmadığı, idarî para cezasına ilişkin ödeme emri konusunda davalı idarenin işlem tesis etmeye yetkili olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın_Özeti
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay_Tetkik_Hâkimi_...'nın_Düşüncesi
Davacının ödeme emrine konu idari para cezasının usulsüz tebliğ ediliği, bundan dolayı söz konusu işlemi zamanında öğrenemediği, dolayısıyla idari para cezasına karşı dava açamadığı yönünde bir iddiasının bulunmadığı, bu itibarla ödeme emrine konu idari para cezasının kesinleştiği anlaşıldığından Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.136 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca davacıya verilen 295.866-TL idarî para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 05.02.2013 tarih ve 20121227665040000188 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmış.

İdare Mahkemesi'nce; dava konusu edilerek iptali istenen ödeme emrine dayanak teşkil eden idarî para cezasına karşı davacı tarafından dava açıldığına dair bir beyanda bulunulmadığı, davalı idare tarafından ise dayanak işleme karşı dava açılmadığı ve alacağın kesinleştiğinin beyan edildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada ise dayanak işleme karşı açılmış bir dava tespitinin yapılamadığı anlaşıldığından, ödeme emrinin dayanağı idarî para cezasına karşı dava açılmadığı ve ödeme emri ile istenen söz konusu kamu alacağının kesinleştiği;

bu durumda, kesinleşen amme alacağının 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı itirazlarıyla tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği belirtilmiştir.

Davacının ödeme emrinin iptali istemiyle açtığı işbu davadaki ileri sürdüğü iddialar, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan "böyle bir borcunun olmadığı"na ilişkin bulunduğundan ve bu hususların "ödeme emrine" karşı açılmış bir davada incelenmesi gerektiği açık olduğundan, bakılan davada bu iddiaların irdelenmesi gerekmektedir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı belirtilmiş; 12. maddesinde, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." denildikten sonra; "Hükmi şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılır." kuralına yer verilmiştir.

25.01.2012 tarih ve 28184 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 21. maddesinde.

"Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.

Bu kişilerin de bulunmaması hâlinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." hükmü ve "Muhatabın geçici olarak başka yere gitmesi" başlıklı 29. maddesinde.

"21, 22, 23, 25, 26 ve 27'nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." hükümleri yer almıştır.

Bu düzenlemelere göre, tebliğ yapılacak kimse Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren bir şirket ise tebligatın bu hükmi şahsın yetkilisine, eğer tebliğ yapılacak kimse belirtilen Kanun hükümleri uyarınca kurulan ve faaliyet gösteren bir ticari işletme sahibi değilse bu kez tebligatın bizzat bu ticari işletmeyi işleten sahibine yapılması; bu kişilerin tebliğ yapılacak adreste bulunamaması ya da evrakı alacak durumda olmaması hâlinde ise iş yerinde bulunan diğer kişilere tebligat yapılması gerekmektedir.

Ancak, iş yerinde bulunan diğer kişilere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin veya işletme sahibinin, sorumluluk itibarıyla bu kişilerden sonra gelen yetkilinin veya evrak müdürü gibi bir yetkilinin iş yerinde bulunamaması ya da o sırada evrakı alamayacak durumda olmaları nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesi zorunludur.

Dosyanın incelenmesinden; 24.08.2011 tarihinde yapılan denetim sonucunda, davacının savunmasının istenmesine ilişkin 15.12.2011 tarih ve 3546-62 sayılı savunma istem yazısının tebligata çıkarıldığı, davacının savunma vermemesi üzerine tesis edilen 295.866 TL idarî para cezasına ilişkin 22.03.2012 tarih ve 3747-65 sayılı Kurul kararının şirket çalışanı olan ...'ye tebliğ edildiği, idarî para cezasının süresinde ödenmediği ve açılmış bir davanın da bulunmadığı gerekçesiyle düzenlenen 05.02.2013 gün ve 20121227665040000188 sayılı dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca amme alacağının ödeme emri ile takip tahsilinin yapılabilmesi için tüm usul işlemleri tamamlanarak ortada tahakkuk safhası kesinleşmiş bir amme alacağının bulunması gerekmekte olup; kendisine ödeme emri tebliğ edilen kimselerce, bu ödeme emrine karşı böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla dava yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.

Dava konusu ödeme emrine esas teşkil eden Kurul kararının davacı şirket yetkilisine tebliğ edilememesi üzerine, 7201 sayılı Kanun'un aktarılan düzenlemelerindeki usul izlenerek, davacı şirket yetkilisinin yerinde bulunmadığına ilişkin şerh düşülüp, işyerindeki memura veya müstahdeme tebliğ edildiğinin belirtilmesi gerekmekte iken, bu yol izlenilmeden söz konusu işlemlerin yetkili olmayan bir kişinin imzasına tebliği yoluna gidildiği ve Kurul kararında belirtilen sürede ödeme yapılmaması ve Kurul kararına dava açılmaması üzerine para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin gönderildiği, bu yönüyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, yukarıda aktarılan yasal düzenlemeler ve uyuşmazlık konusu olayın birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu ödeme emrinin, dayanağı olan Kurul kararının tüm usul işlemleri tamamlanmadan tesis edilmesi nedeniyle, Mahkeme tarafından, ödeme emrine karşı açılan davada ileri sürülen iddiaların "böyle bir borcunun olmadığı" itirazı kapsamında görülerek işin esasının değerlendirilmesi suretiyle henüz kesinleşmeyen idarî para cezasının tahsiline yönelik düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar vermesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinde hukukî isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... 8. İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 18.02.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz istemi yerinde görülmeyerek anılan Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Danıştay Danıştay 13. Daire Başkanlığı, E. 2015/5527, K. 2016/364, 18 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Esas No
2015/5527
Karar No
2016/364
Tarih
18 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5629 K.2016/548
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5640 K.2016/808
  • Danıştay Danıştay 5. Daire Başkanlığı E.2015/5767 K.2016/543
  • Danıştay Danıştay 2. Daire Başkanlığı E.2015/5812 K.2016/868
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5835 K.2016/586
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2015/5856 K.2016/562

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.