İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat Metni

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4127 K.2016/2800

Davacılar vekili tarafından, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle ........’ın SSPE hastalığına yakalanması sonucunda vücut fonksiyonlarını kaybettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen ... için 50.000.-TL maddi, 50.000-TL manevi, anne ...için…

Esas2013/4127Karar2016/2800Tarih22 Nisan 2016Okuma5 dk · 993 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2013/4127 E., 2016/2800 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
22 Nisan 2016
Esas No
2013/4127
Karar No
2016/2800
Temyiz Eden (Davacılar)
—
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
—
Vekili
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

993 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

İstemin Özeti

Davacılar vekili tarafından, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle ........’ın SSPE hastalığına yakalanması sonucunda vücut fonksiyonlarını kaybettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen ... için 50.000.-TL maddi, 50.000-TL manevi, anne ...için 50.000.-TL, baba ... için 50.000.-TL manevi ve tedavi giderleri için 10.000.-TL maddi olmak üzere toplam 210.000.-TL tutarındaki zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; ...1.

İdare Mahkemesi'nce, davacıların çocuğu olan 02.02.1996 doğumlu ........’ın 7 yaşında iken kızamık hastalığı geçirdiği, geçirdiği rahatsızlıklar dolayısı ile yapılan muayeneler sonucunda adı geçene SSPE hastalığı teşhisi konulması üzerine, söz konusu hastalığın davalı idarece yapılan kızamık aşısının yeterli olmadığı ve uygun koşullarda yapılmadığından bahisle tazminat ödenmesine hükmedilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, kızamık aşısı yapılıp yapılmadığının ara kararı ile sorulduğu, davacılar tarafından, aşı kaydına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığının belirtildiği,

davalı idarece de adı geçene kızamık aşısı yapıldığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığının bildirildiği, olayda, her ne kadar, adı geçenin söz konusu hastalığa davalı idarece yapılan kızamık aşısı neticesinde yakalandığı ileri sürülse de, davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden adı geçene kızamık aşısı yapıldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacılarca da aşı yapıldığını ispatlayacak hiçbir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bu nedenle adı geçene davalı idare personelince kızamık aşısı yapıldığına ilişkin somut hiçbir bilgi ve belge olmadığından,

söz konusu hastalığın yapılan kızamık aşısı nedeniyle, diğer bir ifade ile davalı idarenin kusuru nedeniyle ortaya çıktığının kabulüne imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde verien kararın, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti :Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi :Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "kararın bozulması" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucu Danıştayın; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı kuralına yer verilmiştir.

Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, ...1. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve … sayılı kararının ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Dava dosyasının incelenmesinden; davanın 02.02.1996 doğumlu çocuğu ...'ın 9 aylıkken kızamık aşısı olduğu, 17.03.2006 tarihinde SSPE hastalığına yakalandığı teşhisinin konulduğu, davacının çocuğunun iki doz yerine tek doz kızamık aşısı yapılması ve kızamık aşısının gerekli koşullarda taşınmaması (soğuk zincirine uyulmaması) sonucu olarak SSPE hastalığına yakalandığı iddiasıyla davalı idareye 24.11.2008 tarihinde yapılan başvurunun 26.01.2009 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine, davacının çocuklarının vücut fonksiyonları kaybederek %100 özürlü hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun sebep olduğu ileri sürülerek tazminat istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Aşı uygulamaları, ülkemizin hastalık verileri değerlendirilerek Bağışıklama Danışma Kurulu (BDK) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) önerilerine göre düzenlenmekte olup, 1970 yılı sonralarında, DSÖ tarafından kızamık aşısı bebeklik çağında yapılması gereken aşılar arasına alınmış ve aşı uygulama zamanı 2000 yılına kadar tek doz olarak önerildiği, kayıtlarına kızamık aşısı rutin aşılama programı içerisinde 1998 yılına dek tek doz şeklinde uygulandığı ve bu süre içerisinde tek dozdan iki doza geçildiği bir dönemin olmadığı, 1998 yılında BDK önerileri doğrultusunda okullarda yaşanan kızamık salgınlarını önlemek amacıyla ilköğretim 1. sınıfta 2. doz uygulamasının başlatıldığı görülmektedir.

Bünyesinde Bağışıklama Danışma Kurulu ve SSPE hastalığı konusunda uzman Akademisyenlerden oluşan Komisyonca, Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Üniversite Hastaneleri'nden 1995-2005 yıllarına ait SSPE olgularına ilişkin verilerin istendiği, toplam 1131 olgu bildirildiği, DSÖ verilerine göre aşılanma oranı yüksek olan ülkelerde tüm nüfusta SSPE görülme sıklığı milyonda 1, kızamık hastalığının yaygın olduğu aşılanma oranı düşük olan ülkelerde ise milyonda 20-100 olarak bildirildiği, Türkiye'de ise 2004 yılı ülke geneli SSPE görülme sıklığının milyonda 2,5 olarak bulunduğu, ülkemizdeki aşılanma oranları göz önününe alınarak bu durum değerlendirildiğinde, SSPE görülme sıklığının benzer ülkelerden çok parklı olmadığı görülmektedir.

1985 yılında aşı kampanyası öncesi dönemde ülkemiz genelinde yapılan bir araştırmada, 13-60 aylık çocuklarda kızamık aşısı yaptırma oranının sadece %25,1 olarak bulunduğu, 1985 yılı aşı kampanyasında kızamık aşısında %83,4 aşılama oranına ulaşıldığı, ancak 1986 yılı aşı oranlarında %34'e düşmenin gerçekleştiği, aşılama oranlarının, 1987 yılından bu yana giderek artış gösterdiği, 1987-1990 yılları arasında %60,7, 1991-1994 yılları arası %73,7, 1995-1998 yıllarında %76'ya ulaştığı, 1999-2002 yılları arasında %81,7 aşılama oranına ulaşıldığı, kızamık hastalığının en düşük düzeye indirilmesi amacıyla 2002 yılında, tarafından Kızamık Eliminasyon Programının başlatıldığı anlaşılmaktadır.

SSPE olguları aşılama oranlarının ve aşı ile elde edilen toplumsal bağışıklığın düşük olduğu geçmiş dönemlerde görülen kızamık olgularından kaynaklanmaktadır. Veriler incelendiğinde SSPE hastalığının daha sık görüldüğü illerin kızamık aşı oranlarının da düşük olduğu ve/veya göç alan iller olduğu görülmektedir.

Aşılamayla kızamık hastalığının kontrolü sağlandığından, kızamık hastalığının azalmasından birkaç yıl sonra yeni SSPE olguları da azalacaktır. Çünkü ülkemizde kızamık hastalığı geçirilmesinden ortalama 5-6 yıl sonra SSPE hastalığı ortaya çıkabilmektedir.

Dava konusu uyuşmazlıkta, 1998 yılında BDK önerileri doğrultusunda okullarda yaşanan kızamık salgınlarını önlemek amacıyla ilköğretim 1. sınıfta 2. doz uygulamasının başlatılması ve davalı idarenin 2002 yılından sonra Kızamık Eliminasyon Programını kabul etmesi ile okul çağına gelmiş ve okula devam eden çocuklara kızamık aşasının uygulanması, uygulamanın sıkı denetim ve takibi anılan program kapsamında 'nın gözetim ve denetimi sorumluluğunu gerektirdiği, bu kapsamda davalı 'nın dava konusu olayda sorumluluğunun bulunduğu açıktır.

İlköğretim çağına gelmiş ve okula devam eden davacının çocuğu ...'a birinci sınıfta ikinci doz aşının yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından net olarak anlaşılamamaktadır. Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında, kızamık hastalığıyla etkin bir mücadele gerçekleştirebilmek için davalı idarece ilkokul çağında yapılması gereken ikinci doz aşının takibinin yapılması gerektiğinden ve Mahkeme tarafından bu husus ara kararla sorulmuş olup davalı idarece 2. Doz aşının yapıldığına dair belge sunulamadığından olup bu kapsamda eksik işletilen kamu hizmeti açısından idarenin tazmin sorumluluğu bulunduğu açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz istemi kabul edilerek ...İdare Mahkemesi'nin … tarih ve … sayılı kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2013/4127, K. 2016/2800, 22 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. (X) Karşı Oy
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2013/4127
Karar No
2016/2800
Tarih
22 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4133 K.2016/2390
  • Danıştay 15. Daire E.2013/4166 K.2016/2804
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4170 K.2016/2611
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4190 K.2016/2610
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4192 K.2016/2613
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/4196 K.2016/2612

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.