İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2014/3592 K.2017/2672

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava; Muş İli, ... İlçesi, ... Köyü'nde ikamet etmekte olan davacıya ait ev ve eklentilerinin 1993 yılında yakıldığı…

Esas2014/3592Karar2017/2672Tarih18 Mayıs 2017Okuma8 dk · 1.509 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2014/3592 E., 2017/2672 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
18 Mayıs 2017
Esas No
2014/3592
Karar No
2017/2672
Temyiz Eden (Davacı)
—
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
—
İstemin Özeti
… İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Düşüncesi
Davacının ikamet ettiği … Köyü'nün tamamen boşalıp boşalmadığı hususunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı ve davacının münferit ev ve eklenti yakma iddialarına ilişkin eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.509 kelime·8 dk okuma

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava; Muş İli, ... İlçesi, ... Köyü'nde ikamet etmekte olan davacıya ait ev ve eklentilerinin 1993 yılında yakıldığı iddiasıyla 5233 sayılı Kanun kapsamında zararlarının karşılanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 27/10/2011 tarih ve 2011/1-1852 sayılı 1 No.'lu Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

. İdare Mahkemesince; ..'nin ..

Köy ve bağlı mezralarına ilişkin listelerde ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Boşaltılan Yerleşim Birimleri Nedeniyle Göç Eden Yurttaşların Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Tespit Edilmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan Boşaltılan Yerleşim Birimleri Hakkında Bilgi Formunda davacının ikamet ettiği köyün idarece ve köy halkı tarafından tamamen boşaltılmadığının görüldüğü, davacının ikamet ettiği ...

Köyü'nün tamamen boşalan/boşaltılan köylerden olmadığı, diğer bir ifadeyle 5233 sayılı Kanun kapsamına giren dönemlerde normal yaşam düzeyini sağlayacak güvenlik ortamının bulunduğu ve nesnel güvenlik kaygısının bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından ileri sürülen münferit olaydan (evinin yakılması) kaynaklı zarara ilişkin iddianın somut delillerle ortaya konulamadığı,

ayrıca idarece bu yönde yapılan araştırmalar sonucunda münferit ev yakma olayının gerçekleştiği yönünde tespit yapılamadığı ve bu konuda herhangi bir tutanak, soruşturma evrakı vs. belge bulunmaması karşısında, davacının uğradığını iddia ettiği zararların anılan kanun kapsamında karşılanma olanağı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, başvurunun reddine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde.

Bu Kanun'un amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu, "Kapsam" başlıklı 2.maddesinde; bu Kanunun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı, 5. maddesinde;

"zarar görenin veya mirasçılarının başvurusu halinde bu Kanun kapsamına giren bir zararın bulunup bulunmadığını tespit etmenin" komisyonun görevi olduğu, 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır.

Ayrıca Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Yönetmeliğin 1. ve 2.maddelerinde de benzer düzenlemelere yer verildiği, 10. maddesinde. "Komisyon ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından başvuru konusu ile ilgili her türlü bilgi, belge ve yardım isteyebileceği gibi, adli ve askeri teşkilat ile kolluk kuvvetleri dışında kalan diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanları bilirkişi olarak da görevlendirebilir.

Komisyon, gerekli gördüğü uzmanları çalıştırabilir veya bunlardan görüş alabilir. Komisyon tarafından görevlendirilen kamu görevlileri öncelikli olarak komisyon tarafından verilen görevleri yerine getirirler." hükmüne, 11. maddesinde. "Komisyon gerek görmesi halinde keşif yapabilir." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle Kanun kapsamında karşılanabilecek nitelikte maddi zarara uğradığını iddia eden kişilerin bu zararlarının tazmini amacıyla başvurmaları halinde kurulacak Zarar Tespit Komisyonlarının, bu Kanun kapsamına giren bir zararın bulunup bulunmadığı ve bulunması halinde miktarının ne olduğunu tespit etmek amacıyla ilgili yerlerden her türlü bilgi ve belge istemek, bilirkişi görevlendirmek ve gerektiğinde keşif yapmak gibi kapsamlı bir araştırma-inceleme görevi ve yetkisi ile donatıldığı anlaşılmaktadır.

Şu halde, Zarar Tespit Komisyonları tarafından, Kanun kapsamında tazmini gereken bir zararın bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla; malvarlığında meydana gelen zararlarda; kişinin terör veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlerden dolayı zarar gören mal varlığı bulunup bulunmadığı, şayet böyle bir malvarlığı var ise niteliği ve kapsamı gibi hususların, Kanun ve Yönetmelik tarafından gerekli araştırma ve incelemeleri yapmak üzere kendisine tanınan vasıtalardan da yararlanmak suretiyle tespit edilmesi ve Kanun kapsamında tazmini gereken gerçek zarar miktarının ortaya konulması gerekmektedir.

Dava dosyasının ve .. Köyü'ne ilişkin açılan diğer dava dosyalarının birlikte incelenmesinden, davacı tarafından 1993 yılında .. İlçesi, ..

Köyü'nde ikamet ettiği ev ve eklentilerinin eşyası ile birlikte ateşe verilerek yakıldığından bahisle 5233 sayılı Kanun kapsamında zararlarının tazmini istemiyle Zarar Tespit Komisyonuna başvurulduğu, dava konusu işlemle Türkiye Büyük Millet Meclisi Doğu Ve Güneydoğu Anadolu'da Boşaltılan Yerleşim Birimleri Nedeniyle Göç Eden Yurttaşlarımızın Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Tespit Edilmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu raporunda bahse konu köyün ismine rastlanmadığı ve diğer nedenlerle ...

Köyü'nün terör ya da terörle mücadeleden dolayı boşalmadığı/boşaltılmadığı tespiti ile keşif yapılmasına gerek görülmediği ve davacının evinin yakılması olayının Komisyonca tespit edilemediği, davacının da herhangi bir delil sunamadığından bahisle tazminat talebininin Komisyonca reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından, evinin 1993 yılında ateşe verilerek yakıldığı iddiası ile Komisyona başvurulduğu, ancak münferit olaya ilişkin davalı idarece bir araştırma ya da keşif yapılmadığı görülmekte olup, Komisyon tarafından yeterli inceleme yapılmaksızın köyün boşaltılmadığı gerekçesiyle başvurunun reddedildiği anlaşılmaktadır.

... Köyü korucularının ... Köyü'ndeki ev yakılması olaylarından sorumlu oldukları iddiası ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne açılan 31847/96 başvuru numaralı ... - Türkiye davası ve 31848/96 başvuru numaralı ... -Türkiye davalarının 22/05/2001 tarihli kararlarında Devletimizin davacılara 10.000 İngiliz Sterlini ödemeyi teklif etmesi üzerine dostane çözüm sonucu davanın düşürülmesine karar verildiği.

31849-96 başvuru numaralı İşçi-Türkiye davasında Devletimizin davacıya 15.000 İngiliz Sterlini ödemeyi teklif etmesi üzerine 25/09/2001 tarihli karar ile dostane çözüm sonucu davanın düşürülmesine karar verildiği. 26973/95 başvuru numaralı Yöyler - Türkiye davasında, 24/07/2003 tarihli karar ile maddi zarar için 25,000 Euro, manevi zarar için 14,500 Euro ödenmesine karar verildiği; yine ... Köyü korucularının ... ilçesi, ...

Köyü'ndeki evlerini ateşe vermek suretiyle yaktıkları iddiasıyla açılan 31890/96 başvuru numaralı Kınay ve Kınay-Türkiye davasında ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin davanın dostane çözüme kavuşturulması çerçevesinde, başvuranlara 59.000 Euro ödemeyi kabul ettiği ve "Başvuranların davasındaki yetersizliklerin ve eylemlerin Sözleşmenin 8 ve 13. maddelerinin ve 1 No'lu Protokolün 1. maddesinin ve verilen zararın ve duygusal acıların Sözleşmenin 3.maddesinin ihlalini oluşturduğu kabul edilmektedir.

Hükümetimiz, bu maddelerle korunan hakların güvence altına alınmasını sağlamak üzere uygun talimatları vereceğini ve gereken tüm önlemleri alacağını ve gelecekte bu talimatlara riayet edileceğini taahhüt etmektedir.

Bu bağlamda, bu başvuruya benzer şartlar taşıyan davaların daha etkili soruşturulması amacıyla yeni hukuki ve idari düzenlemeler getirildiği kaydedilmektedir." maddesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bildirmesi üzerine Mahkeme'nin 26/11/2002 tarihli kararıyla dostane çözüm sonucu davanın düşürülmesine karar verildiği görülmüştür.

43854/98 Başvuru numaralı Soylu-Türkiye davasında ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 15/02/2007 tarihli kararıyla, başvuranın evinin yakıldığı veya köyünden güvenlik güçleri tarafından zorla çıkarıldığını gerekli kanıt standardına ulaşacak şekilde tespit edemediği ve başvuranın köyüne dönüşünün yetkililer tarafından engellendiği yönündeki iddiasını destekleyen herhangi bir bilgi veya delil sağlamamış olduğunundan başvurunun reddine karar verilmiştir.

Ayrıca Olağanüstü Hal Bürosu'nun 04/08/1997 tarih ve DS.VI/1-518 sayılı Boşalan Köyler konulu TBMM Araştırma Komisyonu Başkanlığı'na yazılan yazı ve eklerinde ...

Köyü'nün Nisan 1994 tarihinden itibaren boşaldığı, köylülerin Balıkesir ili, Bandırma ilçesine yerleştiği, nüfus sayısının 2017 iken boşalmadan sonra 819 kişiye düştüğü, oturulabilecek 85 konutun olduğu, 130 konutun ise tahrip olduğunun belirtildiği bu hususa ilişkin olarak davalı idarenin bir araştırma yapıp yapmadığı hususunda, davalı idarece herhangi bir belge ve bilgi sunulamadığı, yine ...

Köyü'nde 1993-1994 tarihleri arasında mevcut okulun kapalı olduğu, diğer tarihlerde ise eğitim-öğretimin devam ettiği, davalı idarenin 1993-1994 yıllarında köydeki okulun kapalı olmasına yönelik bir gerekçe ortaya koyamadığı, soyut olarak terör kaynaklı olarak kapanmadığının belirtildiği, köyde yer alan Sağlık Evinin 1990-2000 yılları arası personel eksikliği nedeniyle faaliyet göstermediği, 1993 yılında iki köylüye ait evin terör örgütü tarafından yakıldığı görülmüştür.

Sonuç olarak, Olağanüstü Hal Bürosu'nun 04/08/1997 tarih ve DS.VI/1-518 sayılı Boşalan Köyler konulu TBMM Araştırma Komisyonu Başkanlığı'na yazılan yazı ve eklerinde 130 konutun tahrip olduğunun belirtildiği, ayrıca ev yakma olaylarına ilişkin birçok Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının olduğu anlaşıldığından, ev ve eklentilerinin yakılması olayının yeterince araştırılmaksızın, … ili, … ilçesi, … Köyü'nün boşalmış olup olmadığının ve boşaltılmışsa hangi dönemlerde boşaltıldığı hususunda çelişkili bilgiler olduğu halde köyün boşalmadığı gerekçesiyle tesis edilen Komisyon kararında ve buna dayanan İdare Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Tüm bu bilgiler ve dava dosyalarındaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının evi ve eklentilerinin yakıldığı iddiasıyla ilgili olarak, iddiasının doğruluğunu kanıtlayan belgelerin olup olmadığı, tazmini gereken bir zararının bulunup bulunmadığının detaylı bir inceleme ve araştırma yapılarak ve gerekirse Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Yönetmelik'in 11. maddesinde öngörülen usule uygun bir şekilde ... Köyü'nde keşif icra edilerek ortaya konması ve davacının bir zararı var ise, uğranılan zararın karşılanmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2014/3592, K. 2017/2672, 18 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2014/3592
Karar No
2017/2672
Tarih
18 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2014/3598 K.2017/2679
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2014/3698 K.2017/2675
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2014/4591 K.2017/2562
  • Danıştay 13. Daire E.2014/4762 K.2017/1399
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2014/5097 K.2017/2676
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2014/5246 K.2017/2674

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.