KÜNYE
Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2015/2970 E., 2018/2520 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Esas No
- 2015/2970
- Karar No
- 2018/2520
- Temyiz Eden (Davalı)
- —
- Vekili
- —
- Karşı Taraf (Davacı)
- —
- Vekili
- —
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
Davacının, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mezrası'nda bulunan mal varlığı zararının tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesi'nce.
9500 m2 bağ alanının zilyedi olduğu anlaşılan davacıya bu taşınmaz için anılan yerin boş kaldığı süre için tespit edilen zararının ödenmesi gerekirken "şahıs adına kayıtlı mal varlığı olmadığı, yapılan araştırma ve inceleme neticesinde bunu ispatlayıcı bilgi ve belgeye ulaşılamadığı"ndan bahisle davacı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, dosyanın tekemmül ettiği anlaşılmakla yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
Dosyanın ve Dairemizin benzer konulu dosyalarının birlikte incelenmesinden, İçişleri Bakanlığı'nın 05/06/2006 tarih ve 5610 sayılı yazısında, 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurularda, ormanlık alan içerisinde bulunsa dahi, kişilerin kendi çabalarıyla yetiştirdiği bağ ve meyve ağaçlarının gördüğü zararların karşılanması gerektiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, mahallinde yapılan keşifte davacı adına bağ tespiti yapılmış olup, ... Mezrası'nın terör olayları nedeniyle boş kaldığı süre içinde ormanlık alan içerisinde bulunsa dahi bağın zarar gördüğünün tespiti halinde, davacının kendi çabasıyla yetiştirdiği bağ zararı ile sınırlı olarak zararının karşılanması gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararın Bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucu Danıştayın; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2015/2970, K. 2018/2520, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama