KÜNYE
Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2016/9087 E., 2017/7130 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2017
- Esas No
- 2016/9087
- Karar No
- 2017/7130
- Temyiz Eden (Davacı)
- —
- Karşı Taraf (Davalı)
- —
- Vekili
- —
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
Davacının silah taşıma ruhsatının, ruhsat veriliş nedeninde meydana gelen değişikliği 6 ay içerisinde ruhsat veren makama bildirmediğinden bahisle 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin (i) bendi uyarınca iptal edilmesine ilişkin 13.08.2015 tarih ve 62683 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ...
3. İdare Mahkemesi'nce; uyuşmazlıkta davacıya polis memuru olarak görev yapması nedeniyle kamu görevlisi silah taşıma ruhsatının verildiği, 31.10.2013 tarihinde ruhsat alma sebebi olan polis memurluğu görevinden ayrıldığı ve naklen atama ile ...
Belediyesine memur olarak atandığı, davacının bu tarihten itibaren ruhsat alma sebebinde meydana gelen değişikliği 6 ay içerisinde idareye bildirmesi gerekirken bu bildirimin yapılmadığı açık olduğundan, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararın, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti :Savunma verilmemiştir. Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararın Bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucu Danıştayın; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte 6136 sayılı Kanunun 6/1. maddesinde; " ... Ruhsat veriliş sebeblerinin ortadan kalkması halinde ruhsat sahibi durumu ruhsatı veren makama altı ay içinde bildirmekle yükümlüdür.
Aksine hareket edenlere bir daha silah ruhsatı verilmez. " hükmü yer almakta iken söz konusu madde 29.10.2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03.10.2016 tarih ve 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararneme'nin 12. maddesiyle değiştirilmiş olup, maddenin yeni halinde; " ...
Ruhsatların veriliş sebeplerinin ortadan kalkması halinde ruhsat sahibi durumu ruhsatı veren makama altı ay içinde bildirmekle yükümlüdür. Aksine hareket edenler ile süresi dolduğu halde altı ay içerisinde ruhsatını yeniletmeyenlerin ruhsatları iptal edilir. Ancak, gerekli şartları haiz olan kişilere üçbin Türk Lirası idari para cezası ödemeleri kaydıyla tekrar ruhsat verilebilir. Bu fıkra hükmüne göre idari para cezası vermeye mülki amir yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere; 6136 sayılı Kanun'un 03.10.2016 tarih ve 676 sayılı KHK'nın 12. maddesiyle değişik 6/1. maddesi ile, ruhsat alma sebebinde meydana gelen değişikliği yetkili makama süresinde bildirmeme fiilinin karşılığı olarak ruhsatın iptal edileceği, ancak iptal işleminin -maddenin önceki halinden farklı olarak- bir daha ruhsat verilmemesi şeklinde sonuç doğurmayacağı, gerekli şartları taşıyan kişilere mülki amir tarafından verilecek idari para cezasını ödemeleri koşuluyla tekrar ruhsat verilebileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, davacı hakkında tesis edilen ruhsat iptali işleminin davacıya bir daha ruhsat verilmeyeceği anlamına gelmediği, davacı tarafından anılan madde kapsamında başvuru yapılması ve gerekli koşulları yerine getirmesi halinde tekrar ruhsat alabileceği açıktır.
Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2016/9087, K. 2017/7130, 30 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama