KÜNYE
Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2018/3716 E., 2019/575 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2019
- Esas No
- 2018/3716
- Karar No
- 2019/575
- Temyiz eden (davacı)
- —
- Vekili
- —
- Karşı taraf (davalılar)
- 1-
- Vekili
- 2-
- Vekili
- —
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem : ... adresinde Özel ... Hastanesi adıyla özel hastane olarak faaliyet gösteren davacı şirketin, Özel Hastane Açılış Ruhsatının iptaline ilişkin 21.01.2016 tarih ve ... sayılı işlem ile buna dayanak 12/01/2016 tarih ve ... sayılı ... Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; özel hastanenin faaliyetlerinin yetkili Şirket Müdürü Uzman Dr. ...'in ...'ne hitaben yazdığı 05.07.2013 tarihli dilekçesinde "Yeterli sağlık personeli ve yardımcı sağlık personelinin istihdamı ile ilgili süreye ihtiyaç olduğundan dolayı Özel ...
Hastanesi'nin faaliyetinin geçici olarak durdurulması" yönündeki talebi üzerine askıya alındığı, Yönetmeliğin öngördüğü sürede sağlık personeli eksikliğinin giderilmediği, bu süre zarfında herhangi bir taşınma başvurularının da bulunmadığı,
davacı şirketin kendi içerisinde yaşamış olduğu hukuki süreç ve ihtilafların mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davalı idarelerce mevzuatın öngördüğü sürelerin davacı şirkete kullandırılmış olduğu hususları dikkate alındığında, verilen sürede personel eksikliğini gidermediği açık olduğundan, askıya alınmış olan Özel Hastane Açılış Ruhsatı'nın mevzuatın amir hükümleri kapsamında iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararında, şirket yetkilisinin 05.07.2013 tarihli, faaliyetin geçici olarak durdurulması isteği sonucu ruhsatın askıya alındığı, bu sürede personel eksikliğinin giderilmediği, taşınma başvurusunun olmadığı gerekçe gösterilmiş ise de, hastane faaliyetinin 29.04.2013 tarihinde durdurulduğuna ilşikin yazı ve taşınma başvurusunun olduğunun delilleriyle dosyada olduğu; hastanenin çalışması durdurulduktan sonra şirket ortağı tarafından hastane açılış ruhsatının usule aykırı olarak başka bir firmaya devredildiği, bu devrin mahkeme kararı ile iptal ettirildiği, ilgililer hakkında aynı zamanda ceza davası açıldığı, bütün bu durumların ve şirket aleyhine yapılan icra takiplerinin mücbir sebep oluşturduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ .... DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2018/3716, K. 2019/575, 14 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama