KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2018/2118 E., 2020/613 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Esas No
- 2018/2118
- Karar No
- 2020/613
- Temyiz eden (davacı)
- … Sendikası
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay İkinci Dairesinin 22/03/2018 tarih ve E:2016/10081, K:2018/1896 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 25/03/2004 tarih ve 25413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği"nin. 13/04/2014 tarih ve 28971 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 8. maddesi ile değişik 9. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan.
"Başvurular istenen unvan ve mahal belirtilmek suretiyle yapılır. Aynı unvan için birden fazla yere yapılan başvurular geçersiz sayılır. Atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılan personel merkez teşkilat kadroları için, atamaları adalet komisyonlarının teklifi üzerine yapılan personel ise görev yaptıkları adalet komisyonlarının yetki alanındaki taşra kadroları için yapılacak görevde yükselme sınavına başvurabilir." ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 22/03/2018 tarih ve E:2016/10081, K:2018/1896 sayılı kararıyla;
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 114. maddesinde atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılan ve Komisyonca yapılan personel ayrımına gidildiği, taşra atamalı kadrolarda görev yapan personelin sadece taşra atamalı kadrolar için görevde yükselme sınavına başvuruda bulunabileceği, merkez atamalı kadrolarda bulunan personelin ise sadece merkez teşkilatı için ilan edilen görevde yükselme kadrolarına başvurabileceği; bununla birlikte Adalet Komisyonları bünyesinde görev yapan, fakat atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılan personelin de merkez atamalı kadrolar için ilan edilen görevde yükselme sınavına katılabileceği göz önüne alındığında;
üst hukuk normlarına uyumlu bir şekilde hazırlanıp yürürlüğe konulan Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 9. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. "Başvurular istenen unvan ve mahal belirtilmek suretiyle yapılır. Aynı unvan için birden fazla yere yapılan başvurular geçersiz sayılır.
Atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılan personel merkez teşkilat kadroları için, atamaları adalet komisyonlarının teklifi üzerine yapılan personel ise görev yaptıkları adalet komisyonlarının yetki alanındaki taşra kadroları için yapılacak görevde yükselme sınavına başvurabilir." ibaresinde hukuka, hizmetin gereklerine, kamu yararına aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu kuralın kanun önünde eşitlik, kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu, Yönetmeliğin eski halinde merkez atamalı kadroların taşraya başvuru yapmaları olanaklı iken bu hakkın alınmasının hukuki güvenlik ilkesiyle de bağdaşmadığı, bu nedenle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2018/2118, K. 2020/613, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama