İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2019/1764 K.2021/485

1-… 2-… 3- … 4- … Derneği … … 20-... VEKİLİ : Av. …

Esas2019/1764Karar2021/485Tarih15 Mart 2021Okuma6 dk · 1.255 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2019/1764 E., 2021/485 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
15 Mart 2021
Esas No
2019/1764
Karar No
2021/485
Temyiz edenler
I- (DAVACILAR):
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.255 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

1-… 2-… 3- … 4- … Derneği … … 20-... VEKİLİ : Av. …

II- (DAVALI): … Bakanlığı

VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVACILAR: 1-…

2-… Derneği 3-… 4-… 5-… 6-… VEKİLİ : Av. … (Kendi adına asaleten 2-6 nolu davacılara vekaleten) 7-… 8-… 9-… 10-.. 11-… VEKİLİ : Av. … (Kendi adına asaleten 11 nolu davacıya vekaleten)

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/02/2019 tarih ve E:2014/5855, K:2019/1433 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (II) bendinde "Tesis" tanımı içerisinde yer alan "asfalt ve beton karıştırma ünitelerini" ibaresinin, 12. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının ve 13. maddesinin 10. fıkrasında yer alan "Ancak, kendi sorumluluğu devam etmek şartıyla izin alanını başkasına işlettirebilir." cümlesinin iptali ile 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrasının ikinci cümlesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/02/2019 tarih ve E:2014/5855, K:2019/1433 sayılı kararıyla;

Davacıların Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek,

Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ll) numaralı bendindeki tesis tanımı içerisinde yer alan "asfalt ve beton karıştırma ünitelerini" ibaresi yönünden;

Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, tesisin, her türlü kırma, eleme, öğütme, kesme ve sayalama tesisleri ile işleme tesisleri kapsamında sallantılı masa, jig, konsantratör, flotasyon, liç, kalsinasyon, bioksidasyon gibi cevher hazırlama ve zenginleştirme tesisleri, karıştırma, depolama, atık kazanma ve atık bertaraf tesisleri ile asfalt ve beton karıştırma ünitelerini, ifade edeceği hükmünün yer aldığı;

Yönetmeliğin dayanağı olan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinde, Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verileceği düzenlendiğinden, ormanlık alanlarda madencilik faaliyeti için verilecek izinlerin de bu maddede belirtilen sınırlamaya uygun olarak, madencilik faaliyeti için zorunlu olan tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerini kapsaması gerektiği;

Ancak dava konusu düzenlemede yer alan, asfalt ve beton karıştırma ünitelerini, madencilik ile ilgili olmaması veya madencilik faaliyeti için destek niteliğinde de olmaması nedeniyle, madencilik faaliyeti için zorunlu olan tesisler olarak kabul etmeye hukuken olanak bulunmadığı;

Bu durumda, dava konusu düzenlemenin, dayanağı Kanun'da yer almayan "asfalt ve beton karıştırma ünitelerini" ibaresinde üst hukuk normuna uyarlık bulunmadığı;

Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. ve 2. fıkraları yönünden;

Yönetmeliğin, "Toprak dolgu müracaatı ve ön izni" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında, madencilik faaliyetleri sonrasında idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanlarında, orman yetiştirilmek üzere hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atıkları ile doldurularak ağaçlandırılmaya hazır hale getirilmesi amacıyla büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında Bakanlıkça uygun görülenlere izin verileceği; 2. fıkrasında, büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer yerlerde ise il veya ilçe belediyelerinin talep yazılarına, toprak dolgu alanını gösteren 1/25000 ölçekli haritasını ve koordinat listesini ekleyerek bölge müdürlüğüne müracaat edeceği hükmünün yer aldığı;

Belirtilen maddenin, dayanağı Kanun'da yer alan düzenlemenin tekrarı niteliğinde olduğu; dolayısıyla, iptali istenen fıkralarda üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık bulunmadığı;

Öte yandan, davacı tarafından madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman sayılan alanlara dökülen inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıklarının çevreye zarar vereceği belirtilmiş ise de, anılan Yönetmeliğin "Toprak Dolgu İzinlerinde Uyulacak Hususlar" başlıklı 15. maddesinde, dolgu için hangi malzemelerin kullanılacağının, denetiminin nasıl olacağının ve kurallara uymayanlar hakkında hangi yaptırımların uygulanacağının belirtilmesi nedeniyle bu iddianın yerinde görülmediği;

Yönetmeliğin 13. maddesinin 10. fıkrasında yer alan "Ancak, kendi sorumluluğu devam etmek şartıyla izin alanını başkasına işlettirebilir" cümlesi yönünden;

Yönetmeliğin “Toprak Dolgu Kesin İzni“ başlıklı 13. maddesinin 9. fıkrasında, izin alanı ile ilgili her türlü sorumluluğun izin sahibine ait olduğunun; dava konusu 10. fıkrasında ise, toprak dolgu kesin izin sahibinin kendisine verilen toprak dolgu alanını başkasına devredemeyeceğinin, ancak kendi sorumluluğu devam etmek şartıyla başkasına işlettirebileceğinin kurala bağlandığı;

6831 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasında, madencilik faaliyetleri sonrasında kalan doğal yapısı bozulmuş orman alanlarının rehabilite edilmesi amacıyla, bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için belediyelere bedeli karşılığında izin verilebileceğinin belirtilerek, söz konusu alanların doldurulması ve ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi konusunda "belediyeler"in izinli kılındığı;

Ancak, dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesinin 10. fıkrasında yer alan, toprak dolgu kesin izin sahibinin kendi sorumluluğu devam etmek şartıyla toprak dolgu alanını başkasına işlettirebileceği yolundaki hüküm ile, söz konusu alanların doldurulması ve ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için 6831 sayılı Kanun'un izin yoluyla belediyelere verdiği yetkinin, Yönetmelikle, belediyeler dışındaki şahıslara devredilmesine olanak tanındığı;

Bu durumda, kişi yönünden Kanun'un kapsamını genişleten Yönetmelik düzenlemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,

Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde "Tesis" tanımı içerisinde yer alan "asfalt ve beton karıştırma ünitelerini" ibaresi ile 13. maddesinin 10. fıkrasında yer alan "Ancak, kendi sorumluluğu devam etmek şartıyla izin alanını başkasına işlettirebilir." cümlesinin iptaline, 12. maddesinin 1. ve 2. fıkraları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılar (temyiz isteminde bulunanlar arasında isimleri belirtilen) tarafından, madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman sayılan alanlara dökülen inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıklarının çevreye zarar vereceği; maden çukurlarının doldurma işleminin orman idaresi yerine belediyeler eliyle yapılmasının kontrolsüz dökümü artırarak telafi edilemeyecek zararlara neden olacağı; bu durumun ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyete izin verilmeyeceği yolundaki Anayasa kuralına açıkça aykırı olduğu belirtilerek, Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, Yönetmelik'teki tesis tanımının, Maden Kanunu'ndan yararlanılarak hazırlandığı; madenlerin işletilmesi için zorunlu olmayan hiçbir tesise izin verilmediği; ayrıca maden üretimi için zorunlu olan tesislerin geçici olup, maden üretiminin sona ermesiyle bu ünitelerin ormanlık alandan çıkartıldığı.

Yönetmeliğin 13. maddesinin 10. fıkrasında yer alan, toprak dolgu kesin izin sahibinin kendi sorumluluğu devam etmek şartıyla toprak dolgu alanını başkasına işlettirebileceği yolundaki hüküm ile bu konudaki sorumluluğun belediyelere ait olmaya devam ettiği.

Yönetmelik'te belirtilen kriterlere uygun dolgu yapılıp yapılmadığının denetiminin, hem izni alan belediyeler, hem de izni veren idare tarafından yapılacağı dikkate alındığında, düzenlemede herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde "Tesis" tanımı içerisinde yer alan "asfalt ve beton karıştırma ünitelerini" ibaresi ile 13. maddesinin 10. fıkrasında yer alan "Ancak, kendi sorumluluğu devam etmek şartıyla izin alanını başkasına işlettirebilir." cümlesinin iptali, 12. maddesinin 1. ve 2. fıkraları yönünden ise davanın reddi yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/02/2018 tarih ve E:2014/5492, K:2018/1043 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/09/2019 tarih ve E:2018/3431, K:2019/3702 sayılı kararı ile onanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların (temyiz isteminde bulunanlar olarak isimleri sayılan) ve davalı idarenin temyiz istemlerinin reddine, 2.Davanın kısmen reddi, kısmen dava konusu düzenlemelerin iptali yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 27/02/2019 tarih ve E:2014/5855, K:2019/1433 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 15/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2019/1764, K. 2021/485, 15 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. II- (DAVALI): … Bakanlığı
  4. Diğer Davacılar: 1-…
  5. İstemin Konusu
  6. Yargılama Süreci
  7. Temyiz Edenlerin İddiaları
  8. Karşı Tarafın Savunmaları
  9. Türk Milleti Adına
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2019/1764
Karar No
2021/485
Tarih
15 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2019/1767 K.2021/4028
  • Danıştay 6. Daire E.2019/1770 K.2021/3089
  • Danıştay 6. Daire E.2019/1783 K.2021/3666
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/1788 K.2021/234
  • Danıştay 5. Daire E.2019/1789 K.2021/611
  • Danıştay 5. Daire E.2019/1790 K.2021/621

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.