KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2019/446 E., 2020/2809 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Esas No
- 2019/446
- Karar No
- 2020/2809
- Temyiz eden (davalı)
- … Birliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Çalışanlar Derneği
- İstemin konusu
- Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/10/2018 tarih ve E:2015/15246, K:2018/5106 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 21/12/2015 tarih ve 29569 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 11. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/10/2018 tarih ve E:2015/15246, K:2018/5106 sayılı kararıyla;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin dava konusu edilen 11. maddesinin 4. fıkrasında, icra ve iflas müdürlüklerinin yaptığı işlemler nedeniyle icra mahkemesine yapılan şikayetlerde, hukuka aykırılığın icra ve iflas memurunun hatasından kaynaklanması nedeniyle verilecek şikayetin kabulü kararlarında, Hazine aleyhine maktu ücrete hükmolunacağı düzenlemesinin yer aldığı;
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Şikayet ve Şartlar" başlıklı 16. maddesi ile "Yargılama usulleri" başlıklı 18. maddesinde düzenlenmiş olan "şikayet" müessesesinin icra iflas dairelerinin işlemlerinde kanuna veya usule aykırı hareket edildiği takdirde "İcra Mahkemesine" başvurulması öngörülen bir bir kanun yolu olduğu, bu tür şikayetlerin ivedi şekilde karara bağlanması gerektiği, şikayetin kabulü kararlarının da bozma ya da düzeltme şeklinde olacağı ayrıca memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrasına karar verileceğinin anlaşıldığı;
Dava konusu Tarife ile İcra Mahkemelerinin vereceği şikayetin kabulü kararlarında hukuka aykırılık memurun hatasından kaynaklı ise Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği düzenlenmiş ise de Kanun'da "şikayet" müessesinin ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği ve vekalet ücretine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, öte yandan bu tür şikayetler kamu adına yapılmadığından Hazine aleyhine vekalet ücreti hükmedilebilmesi için yasal bir düzenleme gerektiği, kaldı ki bu davalarda Hazinenin taraf sıfatı da bulunmaması nedeniyle aleyhine hüküm kurulamayacağından, dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği;
Diğer yandan, memurların hatasından kaynaklı durumlarda tarafların zarara uğraması nedeniyle memurların cezai ve disiplin sorumluluğunun da bulunduğu gerekçesiyle,
Dava konusu Tarife hükmünün iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin belirlenmesi yetkisinin Türkiye Barolar Birliğine verildiği, bu nedenle yasal dayanak olmadığı yolundaki gerekçenin isabetli olmadığı, icra uygulamalarında karşılaşılan hataları azaltma amacıyla hazırlanan Tarife hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2019/446, K. 2020/2809, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama