İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1036 K.2021/813

Dava konusu istem: 5580 Sayılı Kanun Kapsamındaki Özel Okullarda Öğrenim Görecek Öğrenciler İçin Verilecek Eğitim ve Öğretim Desteği Uygulama e-Kılavuzu'nun Başvuru Şartları bölümünde yer alan "Resmi ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okullarının ara…

Esas2020/1036Karar2021/813Tarih21 Nisan 2021Okuma5 dk · 981 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1036 E., 2021/813 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
21 Nisan 2021
Esas No
2020/1036
Karar No
2021/813
Temyiz eden (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
İstemin konusu
Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/10/2019 tarih ve E:2015/14549, K:2019/8921 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

981 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: 5580 Sayılı Kanun Kapsamındaki Özel Okullarda Öğrenim Görecek Öğrenciler İçin Verilecek Eğitim ve Öğretim Desteği Uygulama e-Kılavuzu'nun Başvuru Şartları bölümünde yer alan "Resmi ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okullarının ara sınıflarında veya azınlık okullarında kayıtlı olmak" şeklindeki (f) maddesinin ve bu düzenleme nedeniyle davacının velisi olduğu öğrencilerin özel okulda öğrenim görmesi nedeniyle eğitim ve öğretim desteğine dair başvuruda bulunamaması işleminin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/10/2019 tarih ve E:2015/14549, K:2019/8921 sayılı kararıyla;

Dava dilekçesinin konu kısmında, 5580 Sayılı Kanun Kapsamındaki Özel Okullarda Öğrenim Görecek Öğrenciler İçin Verilecek Eğitim ve Öğretim Desteği Uygulama e-Kılavuzu'nun ve buna dayalı iş ve işlemlerin iptali istenilmekte ise de;

dilekçe içeriğinden davanın özel okullarda öğrenim gören öğrencileri kapsamaması yönünden eksik düzenleme içerdiği gerekçesiyle anılan Kılavuz'un "Başvuru Şartları" bölümünde yer alan "Resmi ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okullarının ara sınıflarında veya azınlık okullarında kayıtlı olmak" şeklindeki (f) maddesinin ve bu düzenleme nedeniyle davacının velisi olduğu öğrencilerin özel okulda öğrenim görmesi nedeniyle eğitim ve öğretim desteğine dair başvuruda bulunamaması işleminin iptali istemiyle açıldığının anlaşılması nedeniyle değerlendirme ve incelemenin bu kapsamda yapıldığı;

Anayasa'nın 2., 10. maddesinin 1. ve 5. fıkraları, 42. maddesinin 1., 5., 6. ve 7. fıkraları, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun Ek 1. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkraları, 23/10/2012 tarih ve 28450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’ne 05/07/2014 tarih ve 29051 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile eklenen Ek 2. maddesinin 1., 3., 4., ve 5. fıkraları ile Ek 11. maddesi hükümlerine yer verilerek;

Davacının velisi olduğu öğrencilerin öğrenimine özel okulda devam ettiği, dava konusu düzenleme nedeniyle eğitim ve öğretim desteğine dair başvuruda bulunamadığı;

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, 07/12/1976 tarihli Kjelden, Busk Madsen ve Pedersen v. Danimarka kararında; eğitim hakkının kapsamını “belirli bir zaman zarfında mevcut olan eğitim kurumlarına erişim hakkı”, “bu kişilerin tamamlamış oldukları eğitimlerin resmi olarak tanınması” ve “alınan eğitimden fayda sağlama imkanı” olarak belirlendiği;

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin anılan içtihadının, Anayasa'da sosyal devlet ilkesinin benimsenmesi ve zorunlu eğitimin düzenlenmesi dikkate alındığında, eğitim hakkının, sadece bir negatif statü hakkı değil, devlete o alanda kamu hizmeti sunma zorunluluğu getiren bir niteliğe sahip olduğunu belirttiği; takdir yetkisinin, kamu hizmetlerini yürütmekle görevli olan idareye, bu görevini gereği gibi yerine getirebilmesi için belli bir hareket serbestisi olarak tanınmış olduğu; başka bir anlatım ile, takdir yetkisinin, idareye sınırsız bir serbesti tanınması şeklindeki bir yaklaşımın hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı; dolayısıyla takdir yetkisinin hukuk devletine bağlı bir idarenin keyfilikten uzak bir şekilde hukuk kuralları içindeki hareket özgürlüğü olarak anlaşılması gerektiği;

Eğitim hizmetinin, en önemli kamu hizmetlerinden biri olmakla birlikte, yönetimi karmaşık ve yürütülmesi pahalı bir faaliyet olduğu; devletin, bireylerin bu alandaki ihtiyaçlarını karşılama kapasitesinin mali kaynaklarla sınırlı olduğu, bu durumun, idarenin bu alandaki düzenleme yetkisine ilişkin takdir aralığını genişlettiği, bununla birlikte, öğrencilere çeşitli fırsat ve imkanların tanınmasına yönelik tasarruflarının, eğitim hakkı kapsamında kabul edileceği ve buna ilişkin sahip olduğu takdir yetkisini somut kriterler belirlemek suretiyle objektif ve fırsat eşitliğine göre kullanması gerektiği;

Bu itibarla öğrencilere, öğrenimlerini özel okulda devam ettirebilmeleri adına eğitim ve öğretim desteği verilmesinin eğitim hakkı kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği; devletin mali kaynaklarındaki sınırlılık nedeniyle, tüm öğrencilerin bu destekten faydalanmasına imkan olmadığı açık olmakla birlikte, kamu kaynaklarından sağlanan bu destekten faydalanacak öğrencilerin somut kriterler çerçevesinde belirlenmesi gerektiği;

Davalı idare tarafından, ilgili mevzuat ile geniş bir takdir yetkisi tanındığı, bu nedenle dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu iddia edilmekte ise de; ilgili Yönetmeliğin ekinde yer verilen somut bir tespit formu ile öğrenci bazlı değerlendirme benimsendiği, buna karşın dava konusu Kılavuz hükmüyle üst normlarda yer verilmeyen bir sınırlamanın getirildiği, anılan düzenlemeden kaynaklanan eşitsizliğin, özel okullarda öğrenim gören öğrenci ve velileri tarafından bir hak kaybı olarak algılanması neticesinde uygulamada çeşitli sorunlara yol açacak şekilde özel okullardan resmi okullara sanal bir geçişin yaşandığı; bu nedenledir ki, yaşanan problemler neticesinde 2015 yılına ait Kılavuz'da özel okulda öğrenim gören öğrencilere de eğitim ve öğretim desteğine başvuru imkanının tanındığı;

Bu itibarla, özel okullarda öğrenim gören öğrencileri kapsamaması nedeniyle eksik düzenleme içeren dava konusu Kılavuz hükmünün ve bu hükmün dayanak teşkil ettiği davacının velisi olduğu öğrencilerin eğitim ve öğretim desteğine dair başvuruda bulunamaması işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu düzenleme ve başvuramama işleminin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, 5580 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi ile getirilen ve ilk kez 2014-2015 eğitim öğretim yılında uygulanan söz konusu desteğin amacının resmi okullardaki yoğunluğun özel okullardaki boş kontenjanlara yaklaşık maliyetlerle kaydırılması olduğu, bu amacın doğal bir sonucu olarak da dava konusu edilen e-kılavuz ile eğitim ve öğretim desteğinden yararlandırılacak öğrencilerin resmi okullarda kayıtlı bulunması şartının getirildiği, eğitim öğretim desteğinin hem çocuğunu özel okulda okutmak isteyen velilere hem de kontenjanlarını dolduramayan özel okullara yönelik çift yönlü bir destek mekanizması olduğu, takdir edileceği üzere, halihazırda özel okulda okuyan bir öğrenciye eğitim öğretim desteği verilmesinin bu amaçlardan hiçbirisine hizmet etmeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 17/10/2019 tarih ve E:2015/14549, K:2019/8921 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 21/04/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1036, K. 2021/813, 21 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/1036
Karar No
2021/813
Tarih
21 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/1038 K.2021/735
  • Danıştay 13. Daire E.2020/1045 K.2021/1246
  • Danıştay 13. Daire E.2020/1055 K.2021/1260
  • Danıştay 13. Daire E.2020/1059 K.2021/1563
  • Danıştay 8. Daire E.2020/1062 K.2021/2442
  • Danıştay 8. Daire E.2020/1063 K.2021/1955

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.