KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1776 E., 2022/75 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2022
- Esas No
- 2020/1776
- Karar No
- 2022/75
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 01/10/2019 tarih ve E:2017/4798, K:2019/5133 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına yönelik yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun .... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/10/2019 tarih ve E:2017/4798, K:2019/5133 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:2018/268 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl, 9 ay (Daire kararında sehven 6 yıl, 17 ay, 3 gün yazılmıştır. Hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"ndan, davacının, ... ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı almak suretiyle bu ağa dahil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, ifadelerin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, meslekten çıkarılmasına ilişkin kararda şahsına yönelik kişiselleştirme yapılmadığı, hakkında 2802 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yürütülen bir ceza soruşturması bulunmadığı, usulüne aykırı olarak genel hükümlere göre yürütülen ceza soruşturmasının ise ihraç kararına esas alınamayacağı, usuli güvenceler sağlanmadan, ne şekilde elde edildiği taraflara açıklanmadan ve geçerliliği hakkında herhangi bir hukuksal denetim sağlanmadan ByLock delilinin elde edilmesinin özel hayatın gizliliği ilkesinin, haberleşme hürriyetinin, CMK 134. ve devamı maddelerinin ihlali sonucunu doğurduğu,
anılan programın kullanıldığı hususunun her türlü şüpheden uzak bir şekilde teknik verilerle ortaya konulması gerektiğinden, söz konusu uygulamanın kullanılıp kullanılmadığının tespiti ve internete erişim trafiğine ilişkin verilerin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının ihlali sonucunu doğurduğu, aleyhine beyanda bulunan tanıkların etkin pişmanlıktan yararlanan tanımadığı kişiler olduğu, salt kendini kurtarma gayesi ile beyanda bulundukları, dava konusu işlemle masumiyet karinesinin ve savunma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ..'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1776, K. 2022/75, 20 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama