İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2028 K.2021/565

Dava konusu istem: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "2013/11 sayılı Genelge" konulu 03/07/2015 tarih ve 2015/19 sayılı Genelge'nin "1.18-Özel sağlık hizmeti sunucularında görev yapan hekimler"…

Esas2020/2028Karar2021/565Tarih22 Mart 2021Okuma6 dk · 1.263 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2028 E., 2021/565 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
22 Mart 2021
Esas No
2020/2028
Karar No
2021/565
Temyiz eden (davacı)
… Birliği
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Başkanlığı
Vekili
Av. …
İstemin konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 22/11/2019 tarih ve E:2019/7020, K:2019/8580 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.263 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "2013/11 sayılı Genelge" konulu 03/07/2015 tarih ve 2015/19 sayılı Genelge'nin "1.18-Özel sağlık hizmeti sunucularında görev yapan hekimler" başlıklı bölümünün (a) bendinin ikinci paragrafının, (b), (c), (d) bentlerinin, (f) bendinin birinci paragrafının ve (g) bendinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 22/11/2019 tarih ve E:2019/7020, K:2019/8580 sayılı kararıyla;

Davanın süresinde açılmadığı ve davacının dava açmakta menfaatinin bulunmadığı yönündeki davalı idare itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek;

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesi ile anılan Kanuna, 23/04/2015 tarih ve 29335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6645 sayılı Kanun’un 49. maddesi ile eklenen Ek 10. maddesi hükümlerine yer verilerek;

Ek. 10 maddenin gerekçesinde; hekimlerin serbest meslek makbuzu veya fatura karşılığında özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri halinde, sigortalılık statüsü ile ilgili olarak yaşanan tereddütlerin ortadan kaldırılmasının amaçlandığı ve söz konusu hekimlerin sözleşmelerinde aksi bir hüküm bulunmadıkça 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmalarının kabul edildiğinin belirtildiği;

Anılan maddenin yürürlüğe girmesini müteakip Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünce dava konusu Genelge'nin hazırlandığı;

2015/19 sayılı Genelge'nin "1.18-Özel sağlık hizmeti sunucularında görev yapan hekimler" başlıklı bölümünün dava konusu (a) bendinin ikinci paragrafı incelendiğinde;

Dayanak Kanun hükmü gerekçesi ile birlikte yorumlandığında; Kanun maddesi ile, serbest meslek makbuzu veya fatura karşılığında özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitesi hastanelerine ait sağlık kuruluşlarında hizmet veren hekimlerin sigortalılık statülerinde yaşanan tereddütlerin ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, uygulamada yaşanan bu tereddüdün giderilebilmesi için hekimlerin sözleşmelerine bakılmasının ve burada aksi bir hüküm yoksa 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmalarının kabul edildiği, Ek 10. maddenin açıklanmasından ibaret olduğu;

Genelge'nin dava konusu (b) bendi incelendiğinde;

6645 sayılı Kanun'un yayımından önce yapılan sözleşmelerde herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte çalışmalar 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirilmiş ise, bu bildirimlerin aynı Kanun'un Ek 10. maddesinin yayımlandığı tarihe kadar olan kısımlarının geçerli kabul edileceği, bu tarihten itibaren ise (b) bendi kapsamında yeniden sigortalılık başlatılacağı belirtilerek, 6645 sayılı Kanun'un yayım tarihinden önce yapılan bildirimlerin korunduğu ve dayanağı Kanun'a uygun olduğu;

Genelge'nin dava konusu (c) bendi incelendiğinde;

Dava konusu düzenleme ile; 6645 sayılı Kanun'un yayımından önce yapılmış sözleşmelerde hüküm bulunmamakla birlikte 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığı başlatılmış olanların, bu çalışmalarının Kurum denetim elemanlarınca yapılan denetimler neticesinde (a) bendi kapsamında olduklarına karar verilenlerin bu çalışmalarının en çok Kanun'un yayımı tarihine kadar olan kısmının (a) bendi kapsamında sayılacağı, buna göre de (b) bendi kapsamındaki çalışmaların belirleneceği yönünde uygulamaya yön gösterildiği ve şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerin özel sağlık hizmeti sunucuları bünyesindeki hizmetleri bakımından sigortalılık statülerinin nasıl belirleneceğini düzenleyen Kanun hükmüne aykırılık bulunmadığı;

Genelge'nin dava konusu (d) bendi incelendiğinde;

Hekimlerin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendi kapsamında çalışmaları devam ederken, 6645 sayılı Kanun'un yayım tarihinden sonra hizmet alım sözleşmesi imzalamaları halinde, imzaladıkları bu sözleşmeye bakılacağı, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa çalışmalarının (b) bendi kapsamında değerlendirileceği yönündeki açıklamayı içeren dava konusu düzenemenin, 5510 sayılı Kanun'un Ek 10. maddesinde yer verilen sigortalılık statüsünün sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça (b) bendi kapsamında değerlendirileceği ana kuralına uygun olduğu;

Genelge'nin dava konusu (f) bendinin birinci paragrafı incelendiğinde;

Maddede, 6645 sayılı Kanun'un yayım tarihinden önce akdedilmiş olan, sözleşmelerinde 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında olduğuna dair hüküm bulunmayan hekimlerin, işten ayrılış bildirgelerinin verilmesi, aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi açısından (a) bendi kapsamındaki sigortalılıklarının sona ereceği günün 6645 sayılı Kanun'un yayımı tarihine uygun olarak belirlendiği, Kanun'a aykırı bir açıklama içermeyen düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı;

Genelge'nin dava konusu (g) bendinin birinci paragrafı incelendiğinde;

Anılan düzenleme ile 6645 sayılı Kanun'un yayım tarihinden önce, Kurum denetim elemanlarınca yapılan incelemelerde sigortalılık statüsünün belirlenmesine yönelik açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, denetim elemanlarının eksik inceleme ve araştırma ve yorum farklılıklarından kaynaklı uygulamaları sonucunda yaşanan mağduriyetlerin ve tereddütlerin giderilmesinin amaçlandığı;

Dava konusu Genelge maddelerinin, dayanağı Kanun hükmünü açıklayıcı mahiyette olduğu, düzenlemelerde, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un Ek 10. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesi ile asli görevi hekimlik hizmeti sunmak olan özel hastane ile hekim arasında alt işverenlik ilişkisi kurulmasının mümkün hale getirildiği, bu durumun Anayasa'nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuki güvenlik ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, yine alt işverenliğin sadece belli kişilere sağlanması ve ayrıcalık tanınması yönüyle Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin ihlal edildiği,

ayrıca haklı bir nedene dayanmaksızın hekimin daha az güvenceli olan 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmasının Anayasa'nın sosyal güvence hakkını düzenleyen 60. maddesine aykırı olduğu, bu nedenlerle hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, diğer yandan dava konusu Genelge'de dayanağı Kanun hükmünü aşan ifadelere yer verildiği, maddelerde belirlenen 23/04/2015 tarihinin kanuni dayanağının bulunmadığı, denetim elemanlarının işlemleri etkisizleştirilerek incelemelerin geçmişe dönük yenilenmesine yol açılacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Genelge'nin dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Ek 10. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri hâlinde sözleşmelerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılır." hükmünün kamu yararı değil kişi/kurum yararı amacı güttüğü,

hukuk devleti ilkesinin bir göstergesi olan ‘kanunların genelliği’ ilkesinin, özel, aktüel ve geçici bir durumu gözetmeyen, belli bir kişiyi hedef almayan, aynı statüde olan herkesi kapsayan kuralların getirilmesini zorunlu kıldığı, kişilerin sigortalılık statülerinin sözleşme ile berlilenemeyeceği, bu nedenle hükmün, Anayasa'nın 2, 10 ve 60. maddelerine aykırı olduğu ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği; davanın esası yönünden ise, davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Üyeler … ve …'ın "dava konusu Genelge'nin dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Ek 10. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan 'Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler,

özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri hâlinde sözleşmelerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılır.' hükmünün, sözleşme ile tâbi olunacak sosyal güvenlik türünün belirlenemeyeceği, bu durumun Anayasa'nın 10. ve 60. maddelerine aykırı olduğu, hükmün iptali amacıyla itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği" yönündeki oyuna karşılık, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası oyçokluğu ile ciddi görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçildi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 22/11/2019 tarih ve E:2019/7020, K:2019/8580 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 22/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2028, K. 2021/565, 22 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/2028
Karar No
2021/565
Tarih
22 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2020/2030 K.2021/4702
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2038 K.2021/572
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2051 K.2021/409
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2052 K.2021/464
  • Danıştay 2. Daire E.2020/2053 K.2021/577
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2054 K.2021/468

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.